Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5922 E. 2022/7734 K. 02.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5922
KARAR NO : 2022/7734
KARAR TARİHİ : 02.11.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.04.2021 tarih ve 2021/123 E. – 2021/277 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıdan Liebherr-Werk Nenzing Gmbh şirketinden liman vinci satın aldığını, diğer davalının ise bu vince servis ve yedek parça hizmeti verdiğini, Mersin Limanında faaliyet gösteren mobil vincin garanti süresi dolduğu ve kendisinden servis hizmeti alınmadığı hâlde davalı Liebherr Makine Ticaret Servis Ltd. Şti. tarafından bilgisi olmaksızın vincin boom silindiri üzerinde ultrason kontrolü yapıldığı ve silindirde çatlak olduğu iddiasıyla silindirin derhal değiştirilmesi gerektiğinin tarafına bildirildiğini, bunun üzerine özel bir şirkete inceleme yaptırarak silindir üzerinde çatlak olmadığı konusunda rapor aldığını, buna rağmen davalıların vinçte çatlak olduğu iddialarını vincin çalışmakta bulunduğu Mersin Uluslararası Liman İşletmesi A.Ş.’ye bildirdiğini, bunun üzerine dava dışı Mersin Uluslararası Liman İşletmesi A.Ş. tarafından yeni bir test yapılmasının ve vincin sağlam ve emniyetli olarak kullanılması için tüm önlemlerin alınması, aksi hâlde iş sözleşmesinin feshedileceğinin ihtar edildiğini, tarafına ait vinçte gerçekte herhangi bir arıza olmadığı hâlde davalıların arıza varmış gibi müvekkilinin iş yaptığı Mersin Uluslararası Liman İşletmesi A.Ş.’ye bilgi vermesinin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalıların eyleminin haksız rekabet olduğunun tespiti ile men’ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalıların beyanlarının düzeltilmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin olası kazaları önlemek ve marka itibarını korumak maksadı ile dava konusu vinçte kontrol yaptırdığını ve boom silindir milinde olası kırılma riskleri bulunduğunun tespit edildiğini, bu tespite dayanarak davacıya güvenlik uyarısı içeren yazı gönderildiğini ve boom silindirinin yenisiyle değiştirilmesinin tavsiye edildiğini, davacıdan herhangi bir cevap alınamadığı için vincin faaliyet gösterdiği liman işletmesinin güvenlik konusunda bilgilendirildiğini, güvenlik uyarısı içeren bu yazının yanlış yanıltıcı veya lüzumsuz beyanlarla kötülemek anlamında olmadığı için haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu vincin boom silindiri üzerinde çatlak olduğunun tespit edilmesi karşısında davalılar tarafından davacının iş yaptığı Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş.’ye güvenlik uyarısında bulunulmasının davacının kişiliğini, emtiasını, iş mahsulünü, faaliyetini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz beyanlarla kötüleme olarak nitelendirilemeyeceği, davalıların üretici ve servis hizmeti veren konumları, davacının merhunun değerinin muhafazası için gerekli ihtimamı göstermekle yükümlü olması, davalıların da bu muhafaza ve uygun çalıştırma yükümlülüğüne uyulmasını temin için liman güvenliğini tehdit eder durum belirlediklerinde ileride doğabilecek sorumluluklarını da nazara alarak, durumu önceden Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş.’ye bildirme, uyarma ve dava konusu vincin ticari itibarını da koruma durumunda olduklarından dava konusu yazının haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.