Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/6056 E. 2011/11379 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6056
KARAR NO : 2011/11379
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu …’nin alacaklılardan mal kacırmak amacıyla … Mah. 844 ada 27 parsel, … Mah. 146 ada 21 parselde 22 bağımsız bölüm, … Mah. 7492 ada 6 parselde 364/2400 hisseyi 12.7.2004 tarihinde davalılar … ve …’e sattığını belirterek, tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili taşınmazın bulunduğu yer Mahkemelerinin yetkili olduğunu, diğer davalıların protokol gereği üstlendikleri borçlarını ödediklerini taşınmazların gerçek bedeliyle satıldığını tefrik kararı verilerek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … vekili takip konusu alacağın muvazaalı olduğunu taşınmazların üzerindeki ipoteklerle birlikte piyasa değerinden alındığını ve ipotek bedellerinin ödendiğini, aciz belgesi sunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, herne kadar dava konusu taşınmazların tapudaki değerleriyle gerçek değerleri arasında bedel farkı yok ise de borçlu ile diğer davalılar arasındaki 19.7.2007 günlü protokole göre davacının tasarrufun iptali nedenini kanıtladığı, söz konusu protokol gereğince borçlu olan …’nin bu borcuna karşılık dava konusu taşınmazları diğer davalılara tapuda devrettiği bu protokolden bir hafta önce 12.7.2004 günü tapuda yapılmış bulunmakla davacının iptalini istediği tasarrufun teminattan ibaret olup gerçek bir satış olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, … Köyü 7492 ada 6 parselde 364/2400 payın davalı borçlu tarafından diğer davalılara satışlarının, … mah. 146 ada 21 parsel 22 nolu dairenin borçlu tarafından davalı … satışına ilişkin ve …. Mah. 844 ada 27 parsel sayılı taşınmazın borçlu tarafından davalı … satışına ilişkin 12.7.2004 günlü işlemlerin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.Davanın dinlenebilmesi için davacının borçluda gerçek bir alacağının olması diğer bir söyleyişle tasarrufta bulunan kişinin gerçekten borçlu olması gerekir. Bu nedenle iptal davasında davalı 3.kişi aciz belgesine bağlanan alacağın gerçekte olmadığını,borçlu ile alacaklı arasında muvaaaza bulunduğunu savunabilir ve ispat edebilir.Davalı 3.kişiler vekili davacının borçludan alacaklı olmadığını savunursa, mahkemece bu savunmanın araştırılması gereklidir. Davalı 3.kişiler vekili takip konusu alacağın muvazaalı olduğunu belirttiklerinden mahkemece bu savunma üzerinde durulması ve bu konuda taraf delillerinin toplanması ve alacağın gerçek bir alacak olduğu kabul edildiği takdirde davanın esası incelenmelidir.
Somut olayda takip konusu alacak 1.12.2003 tanzim tarihli üç adet nakten düzenlenmiş toplam 820.500,00 TL’ik bonadan kaynaklanan 8.9.2004 tarihli ilamsız takibe dayalıdır. Borçlunun senet adresine gönderilen ödeme emrinin 10.9.2004 tarihinde tanınmadığı gerekçesiyle iade edildiği, borçlunun 14.9.2004 tarihli mal beyanı dilekçesiyle ödeme emrinin iade edildiği adreste oturduğunu belirtiği, aynı adreste 30.9.2004 tarihinde ödeme emrinin Tebligat Kanunun 21.maddesine göre tebliğ edildiği, borçlunun bu adresteki kaydını ise muhtarlığa 18.1.2006 tarihinde yaptırdığı, 25.11.2004 tarihli haciz tutanağından da borçlunun tebligat adresinde tanınmadığı ve haczi kabil malının bulunmadığı anlaşılmıştır. Aciz belgesi ise 3.12.2004 tarihlidir. Borçlu dava konusu taşınmazlardan 2 adetini borçtan sonra 7.1.2004 ve
9.1.2004 tarihinde birini ise borçtan önce 1.6.2000 tarihinde satın almıştır.Yine ticaret sicil kayıtlarından borçlunun … Mühendislik A.Ş., … Mühendislik Ltd Şti, Akbirlik Sigorta A.Ş’nin ortakları arasında yer aldığı, adına kayıtlı … plakalı aracını 28.2.2005 tarihinde davacının akrabası ve birlikte şirket ortağı oldukları …’e,… plakalı aracını ise 18.6.2004 tarihinde davacının ortağı olduğu … A.Ş’ye sattığı anlaşılmaktadır. Davacı alacaklı vekili takip konusu alacağın nereden doğduğunu tam olarak açıklamamakla birlikte 15.5.2006 tarihli cevap dilekçesinde paranın tek elden veya topluca ödendiği konusunda bir iddiaları olmadığını, davacının borçlu ve borçlunun ortağı olduğu şirkete karşı alacakları nedeniyle yapmış oldukları başka takiplerde bulunduğunu, davacı ile borçlu arasında yıllardır devam eden ticari ilişki olduğunu, güvene dayalı olarak da zaman zaman borçluya borç para verdiğini belirtmiştir. Dinlenen davacı tanıklarından …’nun takip konusu borç hakkında bilgi sahibi olmadığı, …’ın, davalılar arasındaki satışa ilişkin beyanda bulunduğu, …,…, …’nın ise takip konusu alacağın borçlu ile davacı arasındaki mal alışverişine dayalı ticari ilişkiden doğduğunu beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamı ve mevcut delillerden takip konusu alacağın gerçek bir alacak olmadığı yönündeki davalı 3.kişiler vekilinin savunması üzerinde yeterli ve gereği gibi durulmadığıanlaşıldığından davacıya takip konusu alacağın doğumuyla ilgili delillerini sunması için süre verilmesi, sunacağı delillerin toplanması, davacının cevap dilekçesinde belirtiği borçlu ve ortağı olduğu şirketler hakkında davacı veya ortağı olduğu şirketler tarafından yapılan diğer takip dosyalarının getirtilerek incelenmesi yine davacı ile ortağı olduğu şirketler ile davalı borçlu ve ortağı olduğu şirketlerin ticari defterleri, vergi beyannameleri ve banka hesap hareketleri istenerek 1.12.2003 tarihi itibarıyla davacının borçludan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tesbiti yönünden uzman bilirkişiden rapor alınması, takibin kesinleşme şekli, fahiş faize itiraz edilmemesi itirazı, aciz belgesine rağmen(İptal edilinceye kadar geçerli olup mahkemece geçerliliğinin tartışılamamasına rağmen) borçlunun ortağı olduğu şirketlerdeki hisseleri üzerine haciz konulmaması, borçlunun adına kayıtlı iki aracını, alacaklıyla arasında organik bağ bulunan kişi ve şirkete satması,davacının halen borçlu ile ticari ilişkisine devam etmesi,davalılarda bulunması gereken 19.7.2004 tarihli protokolün davacı tarafından delil olarak sunulması(davacının protolü temin ettiğini belirtiği Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/2 Esas sayılı dosyasının davacı ile bağlantısının tesbiti bakımından ilgili dosyanında celpedilip incelenmesi suretiyle), 1.11.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi (… tarafından … Mühendislik A.Ş’ye kiralanan taşınmaza ilişkin)gibi diğer delillerle birlikte değerlendirilerek takip konusu alacağın gerçek bir alacak olup olmadığının tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye davayı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Kabüle göre de; temyiz eden davalı 3.kişilerin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamakla beraber; davacı vekili dava konusu 27,21 ve 6 nolu parselle ilgili borçlu tarafından davalılar … ve …’a yapılan satışların iptalini talep etmiştir.
Mahkemece dava kabul edilmiş olduğu halde 6 parsel yönünden her iki davalıya’da yapılan satışın iptaline, 21 parsel yönünden davalı …’, 27 parsel yönünden ise davalı …’a yapılan satışın iptaline karar verilmiştir.Oysa borçlu dava konusu 21 ve 27 nolu parselleri 1/2’şer hisse olarak davalılar … ve …’a sattığından davanın kabülü halinde dava konusu 21 parsel yönünden borçlu tarafından davalı …’e satılan 1/2Hisse ile davalı …’a satılan 1/2 hissenin ve 27 nolu parseller bakımından da borçlu tarafından davalı …’e satılan 1/2 Hisse ile davalı …’a satılan 1/2 hissenin satışına ilişkin 12.7.2004 tarihli tasarrufların takip konusu alacak ve fer’ileriyle iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’a geri verilmesine 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.