YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4715
KARAR NO : 2008/5272
KARAR TARİHİ : 17.04.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 12.04.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, davacının maliki olduğu 52 parsel sayılı taşınmazın ana yola bağlantısı bulunmadığını belirterek davalıya ait 51 parsel sayılı taşınmazdan uygun bir tazminat karşılığında zorunlu geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir.
Davalı, davacının ana yola ulaşmak için dava dışı 59 parsel içinde fiilen kullandığı yolunun bulunduğunu zorunlu geçit ihtiyacı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, keşfen yapılan inceleme sonucu fen bilirkişisinin raporunda belirttiği şekilde, 59 parsel içinde kalan A harfi ile gösterilen zeminde fiilen kullanılan bir yol olduğu, davada ana yola ulaşma yönünden hukuki ve fiili imkansızlık koşulunun gerçekleşmediği, yola ulaşmanın fiili olarak 59 parsel üzerinden sağlandığı anlaşıldığından davacının zorunlu geçit ihtiyacı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. (Önceki Medeni Kanununun 671) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulmasına ilişkindir. Geçit davalarında amaç genel yola bağlantısı bulunmayan taşınmazların genel yola ulaşımının kesintisiz olarak sağlamaktır. Geçit talebi şahsa değil, taşınmaza bağlı bir haktır. Somut olayda; davacıya ait taşınmazın genel yola bağlantısının bulunmadığı mutlak geçit ihtiyacı içerisinde bulunduğu incelenen paftasından görülmekte, fen bilirkişisinin raporundan da anlaşılmaktadır. Fen bilirkişisi …’ın 15.06.2007 tarihli raporunda iki seçenek belirlenmiş, krokide A harfi ve kırmızı boya ile gösterilen dava dışı 59 parselin sınırları içinde kalan ve zeminde fiilen yol olarak kullanılan yerin birinci seçenek olduğu ancak en uygun güzergahın ise davalı 51 parselin kuzey sınırında tespit edilen B harfi ile gösterilen ikinci seçenek olduğu belirtilmiştir. Ancak, buna rağmen yerel mahkeme tarafından davacının dava dışı 59 parsel sayılı taşınmazın içinde kalan ve parseline sınır teşkil eden yeri fiilen yol olarak kullanma olanağı bulunduğundan, zorunlu geçit ihtiyacı içinde olmadığından davası reddedilmiştir. Başkasının taşınmazının sınırları içinde kalan fiilen yol olarak kullanılan bu yerin yol olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Bu yerin 59 parsel malikinin rızası ile yol olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Dava dışı 59 parsel malikinin rıza göstermemesi veya malikinin değişmesi halinde zorunlu geçit ihtiyacı içinde bulunan davacı taşınmazının ana yola ulaşma olanağı kalmayacaktır. Geçit hakkı bir taşınmaz lehine diğer taşınmaz aleyhine kurulur. Maliklerin değişmesi geçit hakkını etkilemez. Bu nedenle az yukarıda geçit talebi şahsa değil, taşınmaza bağlı bir hak olduğu belirtilmiştir. Zorunlu geçit ihtiyacı içinde bulunan davacı taşınmazını komşuluk hukukunun genel ilkeleri ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gözardı edilmeden objektif esaslara göre tüm alternatifler tartışılarak en uygun yerden yola ulaştırmak mahkemenin görevidir. Tüm bu olgular gözardı edilerek yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.