YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6092
KARAR NO : 2007/6598
KARAR TARİHİ : 01.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 18.1.2007 gün ve 2006/5498-2007/192 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalı Hazine adına kayıtlı 14 parsel sayılı taşınmazda 167 metrekare miktarındaki bölümün 22.06.1984 tarihli tapu tahsis belgesi ile tahsis edildiğini, imar uygulamasının yapıldığını, tapunun beyanlar hanesinde davacıya ait tahsis şerhinin tapuya işlendiği ve tüm edimlerin yerine getirilmesinden tapu iptal ve tescil istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, 14 sayılı parselin 16700/19350 payının iptali ile davacı adına tesciline dair verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 18.01.2007 gün ve 2006/15498 Esas 2007/192 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 4.12.1996 gün ve 1996/763-864 sayılı kararında belirtildiği üzere, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi değildir. Tapu tahsis belgesi sadece belge sahibinin fiili kullanmasını belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı da mutlaka adına tahsis yapılan kişiye tescil olanağı sağlamaz. Tahsis kapsamındaki bir yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için öncelikle hukuken geçerli bir tahsis belgesinin varlığı gerekir. Olayda; hukuken geçerliliğini yitirmemiş tapu tahsis belgesi bulunduğu sabittir. Bundan ayrı tahsise konu yerde 3194 Sayılı Yasanın 18.maddesi uyarınca imar planı veya 3290 Sayılı Yasa ile değişik 2981 Sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması zorunludur.
Bilirkişilerce düzenlenen 09.10.2006 günlü raporda, dava konusu yerin imar affından faydalanan çok sayıda gecekondunun bulunduğu büyük bir kamu taşınmazı olmadığı, çekişmeli taşınmaz ile çevresindeki tüm taşınmazların imar parseli niteliğinde olduğu, ıslah edilmesi gereken bir yapı topluluğunun bulunmadığından imar uygulamasının yapılmadığını, ıslah-imar planı yapılmasına da ihtiyaç bulunmadığından söz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın bulunduğu yerde ıslah-imar uygulamasına ihtiyaç bulunmadığından imar uygulamasının yapılmadığı, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasına gerek bulunmadığı, taşınmazın tamamının imar parseli olduğu, arsa bedelinin davacı tarafça yatırıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu hüküm, 18.01.2007 tarih 2006/15498E. 2007/192K. sayılı ilam ile ıslah imar planı veya kadastro planı yapılmadığı gerekçesi ile bozulmuştur. Şimdi ise davacı vekili, davacının yasal yükümlülükleri yerine getirdiği ve taşınmazın bulunduğu bölgede imar planı yapıldığı gerekçesi ile karar düzeltme isteminde bulunarak mahkeme hükmünün onanmasını istemiştir.
1-Dairemizin bozma kararının gerekçesini oluşturan … Belediye Başkanlığı’nın 19.10.2004 günlü yazısında dava konusu 14 parsel sayılı taşınmazın 17.02.1954 onama tarihli 1/5000 ölçekli … Nazım Planında bitişik nizam iskan sahasında kaldığından söz edilmiştir. Karar düzeltme aşamasında evrak arasına alınan … Belediye Başkanlığı’nın 03.05.2007 gün ve 2007-3600-R-375830 sayılı yazısında da “14 parsel ve çevresi ile ilgili 2981 sayılı yasa hükümleri gereği hazırlanmış bir imar planı bulunmamakta olup, 16.04.2005 tasdik tarihli, 1/5000 ölçekli … Bulvarları ve Çevresi Nazım İmar Planında kısmen ticaret kısmen de yüksek yoğunlukta konut alanında kalmakta iken, 08.02.2007 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli … Bulvarları ve Çevresi Uygulama İmar Planında kısmen ticaret kısmen de yüksek yoğunlukta konut alanında kalmakta olup,uygulama 08.02.2007 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli … Bulvarları ve Çevresi Uygulama İmar Planında göre yapıldığı” belirtilmiştir.
2- … Belediye Başkanlığı’nın 03.05.2007 günlü yazına göre, taşınmazın bulunduğu çevrede 08.02.2007 tarihli uygulama imar planı bulunduğu belirlendiğine göre, taşınmazın bulunduğu o bölgede uygulanan düzenleme ortaklık payı oranı saptanıp, tapu tahsis belgesi ile davacıya verilen miktardan bu oranda kesinti yapılarak kalan kısmın davacı adına tesciline karar vermek gerekir. Davacının karar düzeltme istemi açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 18.01.2007 gün ve 2006/5498 Esas 2007/192 Karar sayılı bozma ilamının gerekçesinin KALDIRILMASINA, 1 ve 2 numaralı bentte yazılan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 01.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.