YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3374
KARAR NO : 2008/4816
KARAR TARİHİ : 08.04.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.06.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Köy vekili, davalının köy boşluğu niteliğindeki çekişme konusu yere haksız olarak elattığını ileri sürerek önlenmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki sulh anlaşması doğrultusunda 13.10.2005 tarihli rapor ve krokide “A” harfi ile gösterilen yeşil boyalı 12 m2’lik bölüme davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisinde mevcut Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/230 – 315 esas ve karar sayılı dosyasına göre, davacı …’ın davalı … Tüzel Kişiliği aleyhine 13.10.2005 günlü krokili raporda yeşil ve kırmızı boyalı olarak gösterilen toplam 1008 m2’lik yer için zilyetliğe dayalı olarak elatmanın önlenmesi davası açtığı, yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilerek, 8.Hukuk Dairesince onandığı ve kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Eldeki davada ise, davacı köy, davalının işte bu 1008 m2’lik köy boşluğu olan alana elatmasının önlenmesini istemektedir. Taraf vekilleri son oturumda birlikte söz alarak, aralarında anlaştıklarını, daha önceki kararda esas olan (bu karar az yukarıda açıklanan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/230 – 315 sayılı kararıdır) bilirkişi raporu hüküm fıkrasına geçmek sureti ile müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, avukatlık ücreti istemediklerini, masrafların da davalıya yükletilmesini kabul ettiklerini, bu şekilde sulh anlaşması yaptıklarını imzalı beyanlar ile açıklamışlardır.
Sulh; tarafların karşılıklı anlaşma ile aralarındaki ihtilafa son vermeleridir. Mahkeme önünde yapılan sulh ilam hükmündedir ve sulh ile dava son bulur.
Eldeki davada, çekişme konusu yer 13.10.2005 günlü krokide “A” ve “B” harfleri ile gösterilen toplam 1008 m2’lik yerdir. Davalının köy aleyhine zilyetliğe dayalı olarak açtığı elatmanın önlenmesi davasında da bu 1008 m2’lik yeri dava konusu ettiği kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıktır. Kaldı ki, davalının tel örgü ile çevirerek elattığı bu yerden 3091 sayılı Kanun gereğince de men edildiği anlaşılmaktadır. Taraflarca sulh anlaşması yapılan yer 13.10.2005 günlü krokide gösterilen kırmızı ve yeşil boyalı 1008 m2’lik yerin tamamıdır. Mahkemece, krokiye göre kırmızı ve yeşil boyalı toplam 1008 m2’lik yere davalının elatmasının önlenmesine karar vermek gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu gibi sadece yeşil boyalı 12 m2’lik bölüme ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 08.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.