Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/5929 E. 2008/7511 K. 10.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5929
KARAR NO : 2008/7511
KARAR TARİHİ : 10.06.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.03.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal, tescil ve şerhin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı Hazine, Alişar Köyü Tüzel Kişiliği adına kayıtlı olan 1984 parsel numaralı meranın Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisine alınarak Encümen Kararı ile 1988 yılında belediye adına tescil edildiğini, 1996 yılında çeşitli parseller ile birleştirilerek 2108 parsel numarasını aldığını, aynı tarihte ifraz edilerek 2109, 2110, 2111 ve 2112 parsellerin oluştuğunu, 2112 parselin yola terk edilerek diğer parsellerin davalı … adına tescil edildiğini, yenileme çalışmaları sonucu 2111 parselin 4490 ada 12 parsel numarasını aldığını, dava konusu 4500 ada 17 parselinde 4490 ada 12 parsel numaralı taşınmazın 17.857.07 m2’lik kısmının imar uygulamasına tabi tutulması sonucu oluştuğunu, 2.694.47 m2 miktarındaki taşınmazda davalının 245/2400 hisse sahibi bulunduğunu, 14.05.2001 tarihinde onaylanan 1/1000 lik uygulama imar planına göre taşınmazın Yalova 2.Bölge sanayi alanında kaldığını, taşınmazın fiilen boş durumda olduğunu, Mera Kanunu’nun geçici 3. maddesindeki koşulların oluşmaması sebebiyle tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalı, belediye adına kayıtlı olup, depolama alanı olarak kullanılan taşınmaza komşu parseller de yapılaşmanın mevcut olduğu, fabrikalar bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı, belediye hissesinin satış memurluğunun 2006/12 sayılı dosyasında yapılan satış ile dava dışı üçüncü kişiye satıldığı belirtilmiş ise de, dosyaya bu iddiayı doğrulayan bir kanıt sunulmamıştır.
Mahkemece, dava konusu 17 parsel numaralı taşınmazdaki belediye hissesinin şuyulandırma sonucu oluştuğu ve mera olsa bile 01.01.2003 tarihinden önce imar planının kapsamına alındığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden 1988 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 295.281.22 m2 yüzölçümündeki 1984 parsel sayılı taşınmazın mera vasfıyla tespit ve tescil edildiği, Belediye Kanunu’nun 159. maddesi uyarınca 13.07.1988 tarihli Encümen Kararı ile Belediye adına tescil edildiği, 1996 yılında yapılan ifraz, tevhit işlemleri sonucu 17 parselin … kaydı olan 4490 ada 12 parselin oluştuğu, 3194 Sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması sonucu 2003 yılında belediye ile dava dışı şahıslar adına paylı olarak tescil edildiği, 14.05.2001 tarihinde onaylanan 1/1000 lik uygulama imar planına göre dava konusu taşınmazın Yalova Yolu 2.Bölge uygulama imar planı kapsamında sanayi alanında kaldığı sabittir.
Mahkemece, yukarıda içeriği açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, 4342 sayılı Mera Kanunu’nun geçici 3. maddesine göre işlem yapabilmek için;
a- Mera, 4342 Sayılı Kanunun geçici 3. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 03.05.2005 tarihi itibariyle Belediye ve Mücavir alan sınırları içerisinde bulunmalıdır. Zira, bu tarih itibariyle köy sınırları içerisinde bulunan veya bu tarihten sonra belediye ve mücavir alan sınırlar içerisine alınan meralarda bu madde hükümlerinin uygulanma olanağı yoktur.
b- Mera, 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşmiş imar planı içerisinde kalmalıdır. Bu tarihten sonra imar planı içerisine alınan veya imar planı bulunmayan yerlerdeki maralarda bu madde hükmü uygulanmaz. Yasa hükmünde geçen imar planından maksat ise, her türlü ölçekteki plan yani …, uygulama veya mevzi imar planıdır.
c- Meranın yerleşim yeri olarak işgal edilmesi, yani bu şekilde kullanılması, yerleşim ve işgal durumunun da 01.01.2003 tarihinden önce var olması gerekir. Bu tarihten sonra işgal edilerek yerleşim yeri olarak kullanılan meralarda bu madde hükmü uygulanmaz.
d- Diğer bir koşul da; meranın, mera niteliği ile kullanılmasının teknik açıdan mümkün bulunmamasıdır.
Yukarıda belirtilen şartların varlığı duraksamasız saptanmadan belediye ve diğer kamu ve kuruluşları adına tescil edilmiş meraların mülkiyeti bu kurum ve kuruluşlara bırakılamaz. Bu gibi yerler yasa uyarınca Hazine adına tescili gereken yerler olacağından mahkemece, 4342 sayılı Mera Kanunu’nun geçici 3. maddesi koşullarının varlığı veya yokluğu üzerinde yeterince durulmalıdır.
Açıklananlar ışığında tekrar somut olaya dönüldüğünde; dava konusu taşınmazın, Mera Kanunu’nun geçici 3. madde koşullarını açıkladığımız a, b, ve d bentlerinde sayılan niteliklere sahip olduğu dosyada mevcut belgelerle sabittir. Ancak, her ne kadar 01.01.2003 tarihinden önce onaylanan imar planı kapsamında ise taşınmaz, fiilen boş durumda olup, c bendinde açıklandığı şekilde yerleşim yeri olarak işgal edilerek bu amaçla kullanıldığından söz etmek mümkün değildir. Kaldı ki, imar planında da sanayi alanında kalmaktadır. Anılan yasa hükmü gereğince taşınmazın belediye adına tescilinin korunması, tüm bu koşulların birlikte var olmasına bağlı kılındığından davanın kabulü yerine reddine karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.