Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/731 E. 2022/8596 K. 13.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/731
KARAR NO : 2022/8596
KARAR TARİHİ : 13.06.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; davanın …’ne yöneltilmesi gerekirken, Adalet Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na yöneltilmiş olmasının temsilcide yanılma olarak kabul edilmesi, mahkemece öncelikle davacıya süre verilerek dava dilekçesinin …’ne tebliği ile taraf teşkili sağlandıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin dışında kalan yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/04/2003 gün, 2000/298 esas ve 2003/109 karar sayılı ilamıyla haklarında sahte evrak ve belgelerle kaçakçılık yaptıkları iddiası ile kamu davası açılan dava dışı sanıklar…,…,…,ve….hakkında işlenen suçun toplu değil de münferit kaçakçılık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma ve kaçak aracın 1918 sayılı Kanunun 22. maddesi uyarınca zoralımına karar verildiği, hükmün kesinleşmesinin ardından hükmün infazı amacıyla davacıya ait araca 30/04/2004 tarihinde el konulduğu ve 30/05/2007 tarihinde açık artırma sonucu İlsev Gür isimli dava dışı şahsa 6.100,00 TL bedelle satılarak teslim edildiği, davacının başvurusu üzerine dosyayı tekrar ele alan aynı mahkemenin 07/02/2013 tarihli ek kararıyla esas kaçak aracın yakalanamadığı, sehven davacıya ait araca ilişkin müsadere kararı uygulandığı gerekçesiyle zoralım kararının iptali ile aracın davacıya iadesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı vekilince dava dilekçesinde aracın gerçek değerinin el koyma tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin istendiği de gözetilerek, mahkemece konusunda uzman üçlü bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle, davaya konu aracın tasfiye tarihindeki gerçek değeri araştırılarak, tasfiye bedeli davacıya ödenmişse bu bedel düşülerek aradaki farkın tasfiye tarihinden itibaren faizi ile; tasfiye bedeli davacıya ödenmemişse aracın el koyma tarihindeki değeri tespit edilerek el koyma tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına 13/06/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.