Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/7043 E. 2007/7140 K. 11.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7043
KARAR NO : 2007/7140
KARAR TARİHİ : 11.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.3.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 30.3.2006 tarihli dilekçesi ile 13 parsel sayılı 3390 metrekare arsa cinsli taşınmazın 1911/2400 payının davacının murisi Mustafa Kaya adına kayıtlı olup tapu kaydına hak düşürücü süreden sonra konulan … Paşa Vakfı şerhinin tapudan terkinini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne, 405 ada 13 sayılı parsel kaydından … Paşa Vakfı şerhinin tapudan terkinine karar verilmiştir.
Davalı … İdaresi vekili kararı temyiz etmiştir.
Dava konusu 405 ada 13 parsel sayılı taşınmaz dosyadaki tapu senedi fotokopisine göre davacı murisi olduğu beyan edilen … oğlu … adına kayıtlıdır. Öncelikle dava konusu taşınmazın tapu idaresinden tapu kaydı getirtilerek ve davacı ile irtibatını gösteren veraset ilamı da getirtilerek, şayet davacı dışında başka mirasçılar olduğunun tespiti halinde davada yer almasının sağlanması gerekir. Elbirliği halinde mülkiyette mirasçılar arasında ortaklık bağı vardır. Bu kişiler mirasçı sıfatı ile bir mala veya hakka birlikte malik olmak durumundadır. Medeni Kanununun 701-703 maddeleri uyarınca bu tür mülkiyetin “ortaklığın” tüzel kişiliği bulunmadığından ortaklardan herbirinin eşya üzerinde doğrudan bir hakkı da yoktur. Bu anlatımın doğal sonucu olarak mülkiyet bütünüyle ortakların tümüne aittir. Elbirliği mülkiyetinde malikler mülkiyet payını ayırmadığından eşya üzerinde paydaş değil, ortaktır. Yine bu tür mülkiyette işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Şayet davalı olacaklarsa davanın ortakların tümü aleyhine açılması gerekir. Medeni Kanunumuzda bir ortağın tek başına dava açabileceği nevar ki, açtığı bu davanın devam edebilmesi için öteki ortakların açılan davaya olur vermeleri ya da davanın miras şirketine atanacak temsilci aracılığıyla sürdürebileceği kural olarak benimsendiğinden ve dava ehliyetinin varlığı mahkemece resen araştırılması gereken hususlar arasında bulunduğundan getirtilecek veraset ilamında başka murasçılar varsa bu mirasçıların olurları alınmaksızın veya Medeni Kanunun 640.maddesi uyarınca miras şirketine atanacak temsilci aracılığıyla davanın sürdürülebileceği gözardı edilerek dava konusu 405 ada 13 parsel sayılı taşınmaz hakkında çekişmenin esasının incelenip dava kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
Kabule göre de, dava konusu 405 ada 13 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın sadece davacının murisinin tapudaki müşterek payına hasren kaldırılması gerekirken HUMK.nun 72.maddesine aykırı olarak davası bulunmayan diğer paydaşları da kapsayacak şekilde parselin tamamı hakkında davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.6.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi