Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/4935 E. 2006/8275 K. 23.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4935
KARAR NO : 2006/8275
KARAR TARİHİ : 23.05.2006

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 27 Ağustos 1999 depreminde içerisinde kendisine ait dairenin de bulunduğu apartmanın hasar gördüğünü, apartmanın tamirat işleri için dava dışı … Ltd Şti ile sözleşme yapıdığını anılan şirketinde beton işlerini davalıya verdiğini, kenisinin de yönetci yardımcısı olması nedeniyle yapılacak beton işinin teminatı olarak davalıya bir bona verdiğini, davalının beton işini bitirmeden aldığı bonoyu takibe koyduğunu, davalının yaptığı … varsa ispat etmesi kaydıyla tespiti ile takibe konulan bonodan dolayı borçsuzluğun tespitine % 40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile 6.1.2001 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, sözleşme gereğince binaya 150 M3 beton döktüklerini bundan sonra da davacının yapılan işe karşılık anılan bonoyu verdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının sevk irsaliyesi ile betonları teslim ettiğini ispat ettiği, tanık anlatımlarınında bu hususu doğruladığı, davacının verdiği senedin teminat senedi niteliğinde olmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı davacının keşide edip verdiği 30.3.2001 ödeme tarihli ve 5.525.000.000 TL meblağlı senede dayanarak … 1.İcra Müdürlüğünün 2001/10292 esas sayılı takip dosyası ile davalıya karşı 5.525.000.000 TL asıl alacak ve 828.266.580 TL işlemiş faiz yönünden takip başlatmış olup, dosya içerisindeki 26.2.2004 tarihili bilirkişi raporunda dökülen
beton miktarı hesabına göre davalının takibe konu senetten dolayı asıl alacak miktarının 5.502.402.360 TL, bunun işlemiş faizinin de 854.756.750 TL olduğu belirtilmiş olup , davalıda 14.6.2004 günlü oturumda “rapora bir diyeceğim yok” demek suretiyle bu raporu benimsemiştir. Hal böyle olunca mahkemece, davalının roparda bulunan asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı dışında kalan fazla alacak yönünden davacının borçlu olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Az yukarıda açıklanan icra dosyası ile davalı, davacıya karşı takipte bulunurken işlemiş faize de tekrar faiz yürüterek isteminde bulunmuştur. Oysaki BK 104/son maddesi hükmünce faize tekrar faiz yütürülemez. Mahkemenin bu yönü gözetmemiş olması da usul ve yasaya aykırır olup, bozmay gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.