YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7023
KARAR NO : 2008/8659
KARAR TARİHİ : 30.06.2008
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.02.1998 ve 11.11.1998 gününde verilen dilekçeler ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tazminat istenmesi üzerine davalar birleştirilerek ve bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davacı …’nun tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, birleşen dosyada davacı …’ın bedele ilişkin davasının kabulü ile davalı yüklenicilerden tahsiline dair verilen 03.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi birleştirilen dosyanın davacısı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davalılar arasındaki 25.04.1995 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca edimi karşılığı yükleniciye bırakılan 15 parsel sayılı taşınmazdaki 5 numaralı bağımsız bölümün davacı … tarafından 10.10.1997, birleştirilen davanın davacısı … tarafından ise, 04.06.1996 tarihli sözleşmelerle temellük edildiği iddiasıyla tapu iptal ve tescil, … tarafından açılan davadaki kademeli istek ise, tazminat taleplerine ilişkindir.
Mahkemece, 2008/11 esasta kayıtlı davacı … tarafında açılan davanın kabulü ile 5 numaralı mesken tapu kaydının iptal edilerek bu kişi adına tesciline, birleştirilen 1998/835 esasta kayıtlı davadaki tazminat isteminin kabulü ile 9.902.77 YTL.nin dava tarihinden geçerli faizi ile birlikte davalılar … ve …’den alınarak davacıya verilmesine, mülkiyet aktarımına ilişkin davacı isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, birleşen davanın davacısı … temyiz etmiştir.
Davalılar … ve … ile arsa sahibi davalı … arasında biçimine uygun düzenlenmiş arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunmaktadır. Anılan sözleşmeye göre, 15 parsel üzerinde yapılacak binadaki 5 numaralı bağımsız bölüm yüklenicilere bırakılması kararlaştırılan yerlerdendir. 5 numaralı bağımsız bölümün davalı yüklenici … tarafından 10.10.1997 tarihli adi yazılı sözleşmeyle davacı …’ye, 04.06.1996 tarihli adi yazılı sözleşme ile de, yükleniciler … ve … tarafından birleşen davanın davacısı …’a temlik edildiği görülmektedir.
Bilindiği üzere hak,genel olarak kişiye hukuk tarafından tanınmış yetki olarak tanımlanabilir.Mutlak haklar, ait oldukları şeyler üzerinde mevcut ve tekel halinde olan yetkilerdir. Nisbi ( şahsi ) haklar ise sahibine bir borç ilişkisi dolayısı ile bir şeyin verilmesi,yapılması, yapılmaması gibi belli bir edimin yerine getirilmesini isteme yetkisi verir.Mutlak hakların maddi mallara ilişkin olanlarına ayni hak denir.Mutlak haklar herkese karşı ileri sürülebildiği halde şahsi haklar sadece borç ilişkisinin borçlusuna karşı ileri sürülebilir.
Arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi ile yüklenici arsa sahibine karşı şahsi hak kazanır. Koşulları yerinde ise kazandığı şahsi hakka dayanarak arsa sahibini bir şey vermeye veya yapmaya zorlayabilir.Şahsi hak kazanan yüklenici bu hakkını doğrudan arsa sahibine karşı ileri sürebileceği gibi şahsi hakkını arsa sahibinin rızası gerekmeksizin yazılı olmak koşulu ile üçüncü bir kişiye de temlik edebilir.
Alacağın temliki ve borcun nakli Borçlar Kanununun 162-181.maddelerinde düzenlenmiştir.
Kural, borç ilişkisinin sonucu olan edimin alacaklıya ifasıdır. Fakat hayat şartları, ticaret ve ekonomi gereksinmeleri, alacaklının ifayı beklemeden alacağını başkasına devretmesi veya borçlunun borcunu bir başkasına nakletmesi yollarının da açılmasını zorunlu kılmıştır. Görülüyor ki, alacağın temliki hayatın ihtiyaçlarından ortaya çıkan bir hukuk kurumudur. Örneğin, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde bina yapım işini borçlanan yüklenici finans ihtiyacı duyar. Bu ihtiyacın yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölüm veya bölümlerin onun tarafından daha inşaat aşamasında üçüncü kişilere satılarak veya satış vaadinde bulunularak karşılanması mümkündür.Aslında arsa sahibinin kural olarak BK.m 364 uyarınca eserin tesliminde vermesi gereken arsa payını, inşaat aşamasında yükleniciye devretmesi, yüklenicinin de bunu üçüncü kişilere temlik ederek finans sağlaması, arsa sahibinin yükleniciye kredi kullandırması demektir.
Bir tanımlama yapmak gerekirse; alacağın temliki, alacaklı ile onu devralan üçüncü şahıs arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekle bağlı bir akiddir. BK.m 163 hükmüne göre temlik sözleşmesi temlik edenle temlik alan arasındaki yazılı sözleşme ile kurulabilir. Ne var ki, alacağın temlikinde aranan yazılı şekil temlik sözleşmesinin resmi şekilde yapılmasına engel değildir. Nitekim uygulamada yükleniciden şahsi hakkını temlik alan üçüncü kişilerin temlik sözleşmesini adi yazılı satış sözleşmesi veya noterde düzenleme şekilde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olarak yaptıkları görülmektedir;
Yüklenicinin kişisel hakkını temellük eden üçüncü kişide alacağın temliki hükümlerinden yararlanarak bu hakkını arsa sahibine karşı ileri sürebilir. Zira, alacağı devralan kişi evvelki alacaklının yerine geçer. Borçludan ifayı istemek, gerektiğinde de borçluyu ifaya zorlamak artık onun … olur.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden 25.04.1995 günlü sözleşmenin yüklenicisi olan davalı …’in şahsi hakkını 10.10.1997 tarihli temlik sözleşmesi ile davacılardan Şükriye’ye, yükleniciler … ve …’in birlikte hareket ederek 5 numaralı bağımsız bölüme ilişkin şahsi hakları 04.06.1996 günlü sözleşmeyle birleşen davanın davacısı …’a temlik ettiği anlaşılmaktadır. Görülüyor ki, her iki davanın davacısı yüklenicinin temlik ettiği şahsi hak iddiasıyla mülkiyet aktarımı talebinde bulunmaktadır. Temlik sözleşmelerinin konusu ise, aynı bağımsız bölüm yani binadaki 5 numaralı yerdir. Orta yerde şahsi hakların yarışması söz konusu olduğundan bağımsız bölümün kime teslim edilmiş olmasının önemi yoktur. Bu gibi durumlarda ilke, kadimlik esası, başka bir ifadeyle temlik sözleşmelerinden eski tarihli olanına değer tanınmasıdır.
Mahkemece bu saptama göz ardı edilerek bağımsız bölümün davacı …’ye teslim edildiğinden bahisle dava yazılı olduğu şekilde sonuçlandırıldığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 30.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.