Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/3698 E. 2008/5314 K. 18.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3698
KARAR NO : 2008/5314
KARAR TARİHİ : 18.04.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.11.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; 25.07.2007 tarihinde davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine, mahkemece 19.12.2007 tarihinde davalı vekilinin temyiz talebinin süreden reddine karar verilmiş olup; davalı vekilince, verilen bu ek kararın da temyiz edilmesi sonucunda, süresinde olduğu anlaşılan temyiz talebinin reddine dair kararın temyizine dair dilekçenin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kayıtlar incelenerek gereği düşünüldü;
K A R A R
Dava, tapu kaydında isim tashihi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 19.12.2007 günlü ek karar ile temyiz talebinin süreden reddine karar verilmiş, ek karar da asıl karar ile birlikte davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen 25.07.2007 tarihli ilk hüküm, davalı tarafa “davalı … Sicili Müdürlüğü, Bozüyük” denilmek suretiyle tebliğe çıkartılmış, kurum personeli olduğu ileri sürülen…..isimli çalışana tevdi ve tebliğ edilmiştir. Kaymakamlık ve Tapu Sicili Müdürlüğünün dosya kapsamındaki cevabi yazılarından davalı kurumda karar tebliğinin yapıldığı ileri sürülen isimde bir personelin olmadığı anlaşılmıştır. Bunun üzerine, davalı idareye 17.12.2007 tarihinde yeniden karar tebliği yapılmış, hüküm 18.12.2007 tarihinde idare vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı idareyi, karar başlığında yer aldığı gibi ….isimli Hazine avukatı temsil ettiğinden, hükmün de adı geçen vekile tebliği gerekmektedir. Bu nedenle, az yukarıda belirtilen biçimde yapılan tebligat yasaya uygun olmadığından, Hazine vekilinin 18.12.2007 günlü temyiz dilekçesinin süresinde olduğunu kabul etmek gerekir. Bu nedenle, usulsüz tebligat esas alınarak, davalı idare vekilinin temyiz isteğinin reddine ilişkin mahkemenin 19.12.2007 günlü ek kararı açıkça yasaya aykırılık teşkil etmekle bu kararın kaldırılarak süresinde yapıldığı anlaşılan temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
Davacı, yetki belgesine istinaden dava dilekçesinde ….. ilçesi, ….. köyünde kain 226 parsel sayılı taşınmazda malik olarak gözüken …..” nın, tapu kaydında “…” olarak geçen baba adının “…..” olarak tashihini istemiş, mahkemece tüm araştırmalar bu doğrultuda yapılmış, kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm kısmında da talebe uygun biçimde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, gerekçeli kararın talep, cevap, kanıtlar ve gerekçe kısmında taleple ilgisi olmayan biçimde Eskişehir ili, …. ilçesi,…..mahallesinde kain 3363 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının malik hanesinde yer alan “……” şeklindeki kaydın “…….” olarak tashihinden bahsedilmiş ve bu husustaki araştırmalar teker teker gerekçeye alınmıştır. Bu haliyle gerekçenin somut olayla ilgisi olmayacak şekilde düzenlendiği anlaşılmaktadır.
HUMK.nun 388 ve T.C.Anayasasının 141/III maddeleri hükmünce bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Gerekçeden amacın ne olduğu ise anılan maddenin 3.fıkrasında gösterilmiştir. Karar yerinde tarafların iddia ve savunmalarından çıkartılan sonucun ve bunlardan hangisinin üstün tutulduğu ve bunun hangi hukuki sebebe dayandırıldığı yazılmadan kararın gerekçeli olduğundan söz edilemez. Aksi halde hukuki anlamda bir gerekçe değil sözde gerekçenin varlığı kabul edilir.
Somut olayda, mahkeme kararında taleple ilgisi olmayan dosya kapsamı özetlenmiş, dava talebe uygun kabul edilmiş, ancak kabul gerekçesinin hukuki sebebi açıklanmamıştır. Bu nedenle, Bozüyük Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.07.2007 gün, 2006/628 esas, 2007/495 karar sayılı kararı gerekçesiz olduğundan bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle, BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 18.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.