Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/4759 E. 2006/8618 K. 29.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4759
KARAR NO : 2006/8618
KARAR TARİHİ : 29.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı banka, davalının bankomat 724 kartı borcu ile genel kredi sözleşmesinden doğan borçlarını kat ihtarına rağmen ödemediğini, yapılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 2.625,95 YTL. üzerinden itirazın iptaline ve % 40 tazminata karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf, davacı bankadan alınıp kullanılan bankomat 724 kredi kartı borcu ile davalının … sigorta acentesi sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı Tüketici Mahkemesi sıfatıyla dava açmış, mahkemece tensip de Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yapılmıştır. Karar başlığında Tüketici Mahkemesi sıfatının yazılmamış olması, sonuca etkili olmayıp davanın Tüketici Mahkemesi sıfatıyla görüldüğünün kabulü gerekir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yasada tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Genel kredi sözleşmesinden doğan alacak isteğinin 4077 sayılı yasanın değişik 10.maddesi kapsamında tüketici kredisi olmadığından uyuşmazlığın çözümü genel mahkemenin görevine
girer. Yine bankomat 724 kredi sözleşmesi açısından da; 1 Mart 2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kredi Kartları Kanunu’nun 44/2. maddesi “Kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart hamilleri aleyhine açılan davalarda, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun görev ve yetkiye ilişkin hükümleri uygulanır” hükmünü getirmiştir. Bu madde hükmü ile, kart çıkaran kuruluşlar tarafından açılan davanın genel mahkemelerde görüleceği belirtilmiştir. Yargılama usulüne ilişkin olan kanunlarda yapılan değişiklikler, yasada aksine bir hüküm yoksa, yürürlüğe girdikleri andan itibaren hüküm ifade ederler ve derdest olan tüm davalara da uygulanırlar. Kanunda da, bu değişikliğin uygulanabileceği zaman yönünden bir açıklama bulunmadığından henüz sonuçlanmamış olan tüm davalarda uygulanması gerekir. Görev kamu düzeni ile olup, yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınmalıdır. Görev konusunda usulü müktesep hak da olmaz. Öyle olunca kredi kartı çıkaran kuruluş olan davacı banka tarafından açılan bu davanın, her iki kredi sözleşmesi açısından da genel mahkemede görülmek üzere, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.