YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4072
KARAR NO : 2009/5165
KARAR TARİHİ : 27.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.09.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 07.09.2007 tarihli dilekçesi ile 2432 ada 2 sayılı parsel 1819 m2 arsa cinsli taşınmaz üzerinde, yine 2429 ada 1 sayılı parsel 7686 m2 arsa cinsli taşınmazlar üzerindeki “… … Vakfı” şerhleri nedeni ile davalı idarenin 16.03.2007 tarihli yazıları ile çok yüksek taviz bedeli talep ettiği, ancak nizalı vakfın gayri sahih vakıflardan olup taviz bedeli alınamayacağı nedeni ile tapudaki vakıf şerhinin iptalini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 11.03.2008 tarihinde keşfen yapılan incelemede kadastro müdürü ve hukukçu bilirkişi müşterek keşif raporlarında, taşınmazların mülk topraklardan değil, tarla-… cinsli miri arazi türünden olup gayri sahih vakıf olduğu belirtilmiş ise de, dosya üzerinden yaptırılan incelemede Prof. Dr. M…. Erten tarafından düzenlenen 26.11.2008 tarihli raporda; vakfiyede yer … ibarelerden vakfedilen taşınmazın “mülk arazisi” olduğu, vakfın sahih bir vakıf olduğu beyan edilmesi üzerine davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili aynı konuda … 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/100 Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne dair verilen kararın 14.Hukuk Dairesince 19.01.2009 tarihinde onanıp kesinleştiği, komşu bulunan taşınmazlar arasında çelişkili karar oluştuğu nedenleri ile ve re’sen temyiz etmiştir.
Yargılama sırasında, 27.02.2008 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5737 sayılı … Kanununun 18. maddesi ile tapu kayıtlarında icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan … ve tüzel kişilerin mülkiyeti ve tasarrufundaki taşınmazlar, taviz bedeline tabi tutulmuş, ancak miri araziden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakf edilen taşınmazlar için taviz bedeli alınmayacağı hükme bağlanmıştır.
Yasanın tanımlara ilişkin 3. maddesinde mukaatalı vakıf; zemini vakfa üzerindeki yapılı ağaçlar tasarruf edene ait olan ve kirası yıllık olarak alınan vakıf taşınmazlar, icareteynli vakıf ise; değerine yakın peşin ücret ve ayrıca yıllık kira alınmak suretiyle süresiz olarak kiralanan vakıf taşınmazları şeklinde tarif edilmiştir. 5737 sayılı … Kanunu hükümleri devam etmekte olan davalarda da uygulanacağından “… … Vakfı”nın sahih ya da gayrisahih bir vakfa ait olup olmadığı duraksamasız saptanmalıdır.
Ne var ki, bu konuda düzenlenen bilirkişinin hükme dayanak yapılan raporu yeterli ve açık değildir. İlk bilirkişi raporu ile çelişki giderilmediği gibi dava konusu taşınmazlara komşu olduğu beyan edilen taşınmazla ilgili … 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/100 – 2008/148 Esas ve Karar sayılı dosyada bir başka bilirkişi tarafından düzenlenen rapor içeriği ile bağdaşmamaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; 2007/100 Esas sayılı dosya getirtilerek mahallinde yeniden keşfen inceleme yapılması ve vakıf konusunda uzman bilirkişiden raporlar arasındaki çelişkileri giderecek şekilde denetlemeye elverişli görüş alınarak belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli taşınmazlarda vakfın bir hakkının kalıp kalmadığının, taviz bedelinin ödenip ödenmeyeceğinin, vakıf şerhinin doğrudan kaldırılması gerekip gerekmediğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmadan saptanması gerekir.
Karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğundan, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.