Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/3524 E. 2007/6637 K. 01.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3524
KARAR NO : 2007/6637
KARAR TARİHİ : 01.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı-k.davalı vekili tarafından, davalı-k.davacı aleyhine 15.2.2001 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil karşı davacı … tarafından verilen 16.3.2001 tarihli dilekçe ile de tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 28.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-k.davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, adına hükmen tescil edilen taşınmaza davalı gerçek kişinin bina yaparak elattığını belirterek haksız elatmanın önlenmesi, binanın kal’i ve yararlanmaya karşılık 3 milyar lira ecrimisilin tahsili isteğinde bulunmuştur.
Davalı-karşı davacı, dava konusu taşınmazı önceki malikinden satın aldığını, üzerine bina yaptığı 1957 yılından beri malik sıfatı ile kullandığını, açılan davanın reddi ile davacı adına olan kaydın iptali ile olanaklı ise Türk Medeni Kanununun 713 yada 724. madde hükmünce adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, mülkiyet hakkı sahibinin açtığı elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkin davanın kabulüne, davalı ve karşı davacının açtığı davanın reddine karar verilmiş olup hüküm, davalı-karşı davacının temyizi üzerine Dairemizin 28.09.2004 günlü ilamı ile ve ilamda yazılı nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra Belediye Başkanlığı tarafından açılan dava reddedilmiş, 5828 ada 1 parselde kayıtlı 466 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davalı- karşı davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü davacı ve karşı davalı … temyiz etmiştir.
Dairemizin 28.9.2004 tarihli bozma ilamı, dava konusu taşınmaz yönünden 5178 sayılı yasayla değişik 4342 sayılı Mera Kanununa eklenen geçici 3.madde hükmünün eldeki davada uygulanıp uygulanamayacağına ilişkindir.
Gerçekten, mahkeme kararından sonra yürürlüğe giren, 8.6.2004 tarih ve 5178 sayılı Yasa ile 4342 sayılı Mera Kanunun bazı maddelerinde değişiklik yapılmış ve eklenen geçici 3.madde ile ;
“Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımı, teknik olarak mümkün olmayan yerlerin tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak ilgili Belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların dava konusu olup olmadığına bakılmaksızın ücretsiz olarak tescilleri aynen ibka edilir. Hazine adına tescil edilmesi gerekirken gerçek veya tüzel kişilere tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin açılan davalardan, emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden taşınmazların halen maliki olan kişilerce Hazineye bedelinin ödenmesi kaydıyla vazgeçilir. Evvelce açılan davalarda Hazine lehine kesinleşen kararlara konu taşınmazların tapuları aynı esaslara göre önceki maliklerine veya kanuni mirasçılarına devredilir.” hükmü getirilmiştir.
Yukarıya aynen alınan madde hükmünden anlaşılacağı üzere; geçici 3.maddenin uygulanacağı taşınmazlar, öncesi mera iken yasanın öngördüğü koşulların gerçekleşmesi sebebiyle aslında hazine adına tescili gereken veya hazine adına tescili gerekirken gerçek veya tüzel kişiler adına tescil edilmiş taşınmazlardır. Başka bir anlatımla 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3.madde hükmü, belediye adına tescil edilerek belediyenin özel mülkü haline gelen taşınmazlara uygulanamaz. Dolayısıyla davalı-karşı davacı …’ın, imar uygulaması ile 5828 ada 1 parsel sayısını alan belediyenin tapuda özel mülkü olarak kayıtlı taşınmazını 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3.maddesinden yararlanarak bedel ödemek suretiyle de olsa mülk edinme olanağı yoktur. Belirtilen nedenle, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine 1.6.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.