YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/440
KARAR NO : 2022/10282
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre; sanık …’ın yetkilisi olduğu … İnşaat şirketinin müteahhidi olduğu 13 katlı bina inşaatının oluk işlerini üstlenen sanık …’in yetkilisi olduğu … Kardeşler firmasında işçi olarak çalışan ölen …’ın, olay günü sanık … ve diğer işçilerle birlikte inşaata su borularını takmak için gittikleri sırada, inşaatın üst katlarında çalışan …’ın, binanın katlarında asansör boşluklarına açılan noktalarda uyarı levhalarının bulunmaması, yeterli aydınlatmanın olmaması ve asansör boşluğuna açılan kısımlarda gerekli güvenlik önlemlerinin alınmayıp boşluklara açılan yerlerin engellerle kapatılmamış olması nedeniyle asansör boşluğuna düşerek öldüğü, sanık … ‘nin inşaatın yapı denetim işini üstlenen … Yapı Denetim yetkilisi, sanık …’in inşaatın asansör işini üstlenen Bedir Asansör şirketinin yetkilisi olduğu olayda,
Olay yeri inceleme raporunda, inşaatın zemin kattan 13. kata kadar asansör boşluğu ön tarafları ile asansör katları arasında herhangi bir koruma tedbiri ve uyarı levhasının olmadığının tespit edildiği, 10.04.2014 tarihli tutanak içeriğine göre, asansörlerin kapısının olmadığı, her katta asansör korumasının bulunmadığı, işçilerde baret olmadığı, bina aydınlatmasının yetersiz olduğu, ikaz uyarı levhalarının olmadığı, merdiven kenarlarında korkuluk olmadığı, inşaat güvenliği ile ilgili yazıların olmadığı, iki adet asansör boşluğunun merdivenin sol ve sağ tarafında olduğu ve korumasının olmadığının tespit edildiği,
1-Sanıklar … ve …’in mahkumiyetlerine ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre, … İnşaat … güvenliği tespit ve öneri defterinde olay tarihinden önce 05.04.2014 tarihinde asansör boşluklarının kapatılması, uyarı ve işaret levhalarının sayısının artırılması tespitlerine yer verildiği halde bu önlemleri almayan sanık …’ın asli kusurlu olduğu, yapı denetim şirketi yetkilisi sanık …’nin … güvenliği ve işçi sağlığı konusunda alınması gerekli tedbirlerle ilgili inşaat sahiplerine herhangi bir uyarıda bulunmaması nedeniyle tali kusurlu oldukları anlaşılmakla, mahkumiyetlerine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafinin sanığın hatalı değerlendirmeyle asli kusurlu olarak değerlendirildiğine, illiyet bağı olmadığına, kusur durumuna, kararın hukuka aykırı olduğuna yönelik, sanık … müdafinin eksik incelemeye, CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına, ceza miktarına, suçun sanıklar tarafından işlenmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, erteleme hükümlerinin uygulanmamasına, takdiri indirim uygulanmamasına, savunma hakkının kısıtlandığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, eksik incelemeye yönelik, katılan vekilinin sanıkların adli para cezası ile cezalandırılmalarına yönelik temyiz sebeplerinin reddine, ancak ;
Sanıklar hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin eksik gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, (1) nolu bölümün üçüncü paragrafı çıkarılarak yerine “Sanığa verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının suçun işlenmesindeki özellikler ve sanığın sosyal ve ekonomik özellikleri nazara alınarak, TCK’nın 50/4 maddesi delaletiyle 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 910 tam gün olarak belirlenmesine, TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 30TL hesabıyla 27300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi,hükmün (4) nolu bölümün üçüncü paragrafı çıkarılarak yerine “Sanığa verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının suçun işlenmesindeki özellikler ve sanığın sosyal ve ekonomik özellikleri nazara alınarak, TCK’nın 50/4 maddesi delaletiyle 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 tam gün olarak belirlenmesine, TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20TL hesabıyla 12100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı … Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 9.maddesi gereğince 26.12.2012 tarihinde çıkarılan … Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre icra edilen … kolunun çok tehlikeli işler kapsamında yer aldığı; 6331 sayılı Kanunun 15. maddesine göre, çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacakların yapacakları işe uygun olduklarını belirten … raporu almadan işe başlatılamayacakları, 17. maddesine göre ise, mesleki eğitim alma zorunluluğu olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenlerin çalıştırılamayacağı düzenlemelerine yer verildiği; dosya içeriğine göre ölenin, çok tehlikeli işte çalışabileceğine dair … raporu alınmadığı, icra ettiği faaliyete uygun mesleki eğitimler verilmediği anlaşılmakla, sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu ve hakkında TCK’nın 22/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre ise;
Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin eksik gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
4-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında sanık …’in asansör boşluklarının girişlerinin güvenliğini hem çalışma esnasında hem de çalışma sonrası yeterli güvenliğini alıp diğer vazifelerde çalışan işçilerin güvenliğini tehlikeye sokmaktan sorumlu olduğu, ikaz ve uyarıcı levhalar kullanmaması nedenleriyle ssanığın tali kusurlu olduğu belirlenmiş ve mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, olay tarihinden yaklaşık 45 gün önce asansörün ray ve kapı kasalarının montajını tamamladıklarını, montajı yapmadan önce asansör boşluklarının önünde bulunan korumalıkları kaldırarak montajı yaptıklarını, işlemleri tamamladıktan sonra tekrar korumalıkları yerlerine koyarak inşaattan ayrıldıklarını, bu vakitten sonra kendisi ve işçilerinin inşaata gitmediklerini, montajdan sonra kapı kasasının kenar duvar iç sıvası ve kapı kenarı mermerlerinin yapılması gerektiğini, kendilerinden sonra boşluklara konulan kalasların kaldırılmış olabileceğini beyan ettiği, işçileri olan tanıklar … ve Emre’nin de binadaki bütün boşluklara inşaatın bekçisi ile kalas çakıp bıraktıklarını, yaklaşık 40 gün sonra olayın meydana geldiğini belirttikleri, inşaat bekçisi tanık Abdulrezak’ın ise beyanında, kendisi kalas çakarken asansör firması elemanlarının kendisine yardım ettiğini onun dışında firma elemanlarının boşluklara kalas çakmadıklarını beyan etmekle beraber asansör firması elamanlarının kazadan önce en son geldiklerinde asansörün kaynak işinin bittiğini, kaynak işi bittikten sonra boşluklara kalasları kendisinin çaktığını, kalaslar çakıldıktan sonra fayans, boyacı, sıvacı, yalıtımcı ve olukçuların inşaatta çalıştıklarını, asansör boşluğuna açılan kalasların kim tarafından çıkartıldığını bilmediğine dair beyanı gözetildiğinde, sanığın asansör boşluğunda gerekli önlemi aldıklarına dair savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin ve inandırıcı bir delil bulunmaması nedeniyle beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin eksik gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.