Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/10740 E. 2022/9575 K. 05.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10740
KARAR NO : 2022/9575
KARAR TARİHİ : 05.12.2022

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Kasten yaralama suçundan hükümlü …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-c-e, 87/1-c, 29/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli ve 2019/96 Esas, 2019/409 Karar sayılı kararının, … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 20.10.2020 tarihli ve 2020/1478 Esas, 2020/2027 Karar sayılı kararı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/1-son, 29/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2020/567 Esas, 2021/164 Karar sayılı kararının, … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/1262 Esas, 2021/1343 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair … 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2022 tarihli ve 2020/567 Esas, 2021/164 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2022 tarihli ve 2022/338 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 01.08.2022 tarihli ve 2022/10374 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2022 tarihli ve 2022/111710 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesinde yer alan; “(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:
…e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.” anılan Kanun’un 318. maddesinde yer alan, “(1) Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, dosya kapsamına göre, sanığın katılan …’a yönelik yaralama eylemini silahtan sayılan delgeçle gerçekleşip gerçekleştirmediğine ilişkin alınan
27.12.2021 tarihli uzman mütalaasında yer alan “olaya ilişkin kolluk tarafından yapılan araştırma sonucunda; iddia edilen suç aletinin (delgecin) muhafaza altına alınamadığının ve olay yerinden DNA incelemesi/eşleşmesine yönelik kan izi, vücut sıvısı vb. herhangi bir biyolojik örnek bulunamadığının belirtilmesi, … alete (delgeçe) yönelik balistik incelemenin yapılmaması ve dosya içerisinde çelişkili tanık/taraf ifdeleri dışında delgeç vb. bir cisim kullanıldığına dair herhangi bir fotoğraf,.. olmaması nedeniyle; söz konusu olayda delgeç vb. herhangi bir cisim kullanıldığına ve …’ta tanımlanan yaraların delgeç ile meydana geldiğine dair objektif bilimsel bir kanıt olmadığı, …’ta tanımlanan yaraların (laserasyon, ekimoz ve dermabrazyon) mekanizmaları itibariyle künt travmatik nitelikte kuvvetlerle oluşabilecek olması, … söz konusu olay yerinde laserasyon, ekimoz ve dermabrazyon benzeri yaralanmaları meydana getirebilecek (mekanik künt kuvvet oluşturabilecek) nitelikte (zemin, masa, çekmece ve bilgisayarın kenar kısmı vb.) eşya ve bölgeler bulunması.. …’ta olay sonrası tanımlanan yaralanmaların kesin olarak delgeç vb. bir cisimle meydana geldiğinin tıbben söylenemeyeceği, … olay sonrası …’ta tanımlanan yaralanmaların …’ın öyküsünde (ifadesinde) belirttiği travma ile uyumlu olarak; karşı karşıya (yüz yüze) rastgele bir boğuşma esnasında zemin, masa, çekmece ve bilgisayarın kenar kısmı gibi bölgelerle temas sonucu oluşabilecek nitelikte yaralar olduğu tıbbi görüşüne varılmıştır.” şeklindeki tespitler dikkate alındığında, yargılamanın yenilenmesi talebi olarak ileri sürülen delillerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, sanığın eylemini silahtan sayılan delgeçle gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin tespiti için gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan rapor alınmak suretiyle, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

5271 sayılı CMK’nin 311/1-e maddesine göre; kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm
edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür.
İncelenen dosyada; … 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2020/567 Esas, 2021/164 Karar sayılı kararı ile hükümlü …’ın 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/1-son, 29/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Anılan kararın istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/1262 Esas, 2021/1343 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiştir.
Yargılamanın yenilenmesi istemi hükümlünün yaralama eylemini silahtan sayılan bir cisim ile gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin kesin olarak belirlenmesi yönünden araştırma yapılması gerektiğine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından yargılamanın yenilenmesi talebi reddedilmiş, bu karara yapılan itiraz da … 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamına göre; yargılamanın yenilenmesine yönelik istemde ileri sürülen yeni delil iddiasının, yerel mahkemece ve bu kararı denetleyen … 1. Ağır Ceza Mahkemesince, yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nitelik ve ciddiyette görülmemiş ise de; yargılamanın yenilenmesi istemine eklenen … Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca hazırlanan 27.12.2021 tarihli uzman mütalaasında tespit edilen hususlar gözetilerek dosyanın kül halinde gönderilmesi suretiyle hükümlünün yaralama eylemini silahtan sayılan bir cisim ile gerçekleştirip gerçekleştirmediği, yaralamanın olayın meydana geldiği odadaki eşyalara çarparak oluşup oluşmayacağının mümkün bulunup bulunmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor aldırılarak, sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2022 tarihli ve 2022/338 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2022 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Sanık … hakkında … 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/567 Esas – 164 Karar sayılı ilamıyla katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan verilen kararın istinaf edilmesi üzerine … İstinaf 4. Ceza Dairesi tarafından onaylanarak kesinleşmiştir.
Sanık müdafii tarafından İstinaf Dairesi kararına karşı CMK’nin 308/A maddesi gereği itiraz edilmesi talebi de … Cumhuriyet Başsavcılığınca kabul edilmemiştir.
Bu aşamada sanık müdafiince aldırılan 27.12.2021 tarihli Bilimsel Mütalaa başlıklı … Üniversitesinde görevli kişilerce düzenlendiği anlaşılan 20 sayfalık rapordan olayın incelenerek sanığa isnat olunan eylemin boğuşma sırasında olay yerinde bulunan eşyalara katılanın temas etmesiyle de oluşabilecek nitelikte olduğu bildirilmiştir.
Sanık müdafiince aldırılan özel bilirkişi heyeti raporu üzerine mahkemesinden yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuş, ancak mahkemece sunulan heyet raporunun yeni delil mahiyetinde olmadığı değerlendirilerek yargılamanın yenilenmesi talebi kabule şayan bulunmamış, bu karara yapılan itiraz da … 1. Ağır Ceza Mahkemesince reddolunmuştur.
Sanık müdafii bu kez Adalet Bakanlığına müracaat ederek kanun yararına bozma yolunu talep etmiş, Adalet Bakanlığınca talep Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş ve Dairemizden kararın kanun yararına bozma yolu ile bozulması talep olunmuştur. Bozma talepnamesinde özel bilirkişi raporundan ayrıntılı bahsedilerek bu raporun yeni delil olarak kabule değer görüldüğü, bu nedenle bu rapordaki belirtilen mağdurdaki yaralanmanın delgeçle gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespiti yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılarak toplanacak diğer deliller ile birlikte değerlendirilip yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesi gerekir iken bu hususta rapor olmaksızın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesi ve bu karara yapılan itirazın da reddinin Adalet Bakanlığı tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiği ve Dairemize getirildiği ve ilgili kararın bozulmasının talep edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı incelendiğinde;
1)Sanık … ile katılan …’in İlçe Tarım Müdürlüğünde görevli personel olup iş nedeniyle tartıştıkları, ilk haksız hareketin hangi taraftan kaynaklandığının belirlenemediği,
2)Katılan …’in yaralanmanın çehrede sabit iz bırakıp bırakmadığını belirlemek için dosyaya konulan renkli fotoğraflarından olay nedeniyle;
a)Sol kulak kepçesi üstünden başlayıp sol kulak üstü saçlı deriden yukarıya devam eden 10 cm.’lik dikiş atılmış laserasyon,
b)Sağ elmacık kemiği üzerinde iki adet düzgün kenarlı dikiş atılmış laserasyon,
c)Sağ burun kenarında yere dik 3 cm.’lik düzgün kenarlı dikiş atılmış laserasyon,
olduğu görülmüştür.
3)Katılan … olaydan sonra aynı gün içinde önce pratisyen doktor sonra da acil tıp uzmanında muayene edilirken sanık tarafından yüzüne birden çok defa delgeçle vurulduğunu söylemiş ve bu ifadesini soruşturma ve yargılamanın hiçbir aşamasında değiştirmemiştir.
4)Olay günü katılanı muayene ederek rapor düzenleyen Acil Tıp Uzmanı Dr. … … … 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/96 Esas sayılı dosyasının 19.12.2019 tarihli celsesine katılmış ve hazır olan sanık, sanık müdafii, katılan ve vekilinin yanında ifade verdiği ve “Olaydan sonra …’i muayene ettim, yüzünde yaralar vardı ve bu yaraların kesici bir cisimle olduğunu tespit ettim.” dediği görülmüştür.
Tanığın duruşma zabtına geçirilen bu beyanlarına sanık ve müdafiinin itiraz etmedikleri anlaşılmıştır.
5)22.07.2019 tarihinde … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce (Adli Tıp Uzmanı Dr. … Önder) katılan …’in muayenesi ve önceki raporlar incelenerek verilen raporda katılan …’in alın sağda, 2×1 cm., sağ yanak üzerinde 3×0.3 cm. yara tamir dokuları olduğu, sol kulak kepçesi üs sınırdan başlayıp saçlı deri içerisine uzanan 3 cm.’lik yara tamir dokusu olduğu belirlenerek her üç lezyonun da yüzde sabit iz niteliğinde olduğu bildirilmiştir.
Dosyadaki yapılan tespitleri aktarmamızın nedeni şudur ki; yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak öne sürülen özel bilirkişi heyetinden alınan raporun yeni delil niteliği yoktur. Olayda birbiri ile örtüşen üç doktor raporu ve tanık olarak dinlenen Acil Tıp Uzmanı raporunu düzenleyen Dr. … …’in beyanı vardır. Mağdurun aşamalarda hiç değişmeyen beyanları da sanığın kendi yüzüne delgeçle birden çok kez vurduğunu söylemiş olduğu beyanları da raporlarla örtüşmektedir. Sanık kendisi mağduru darp etmediğini kavga sırasında birlikte yere düştüklerini, mağdurdaki yaralanmaların bu sırada oluşabileceğini söylese de mağdurun yüzünün sol tarafında kulak kepçesi kısmında (1) yüzünün sağ tarafında (2) adet dikiş atılmış kesiler vardır. Kavga sırasında yere düşen mağdurun kafasının her iki tarafını masaya çarpmış olabileceğinin kabulü dosyaya, savunmaya, hayatın olağan akışına aykırıdır. Tüm bu nedenlerle yeniden Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması yönündeki talep ve buna dayanak olarak gösterilen ve sanık müdafiince özel olarak aldırılan rapor yargılamanın yenilenmesini gerektirecek yeni delil mahiyetinde olmadığından bu yöndeki talebin
reddine dair … 51. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı doğru olup bu karara karşı yapılan kanun yararına bozma talebinin yerinde görülmeyerek … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2022 tarih 2022/338 D. iş sayılı kararının onaylanması gerektiği kanaati ile Dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifim.