Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/6232 E. 2007/6792 K. 07.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6232
KARAR NO : 2007/6792
KARAR TARİHİ : 07.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 17.8.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı, doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı paydaşı olduğu 37, 38,225,360 parsel sayılı taşınmazlarda “ … “ olan soyadının “ … “ olarak yazıldığını ileri sürerek düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece 225 parsel sayılı taşınmazda davacı paydaş olmadığından bu parsel yönünden davasının reddine, diğer parseller yönünden isteminin kabulüne karar verilmiş ; hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmazların 1978 yılında yapılan tapulama tespitinde senetsizden 1/2 şer paylı olarak … ve … … adlarına tespit edildiği ve tutanakta … …’ın doğum tarihinin “1933” olarak yazıldığı görülmektedir. Davacıya ait nüfus kayıt örneğinden ise, doğum tarihinin “1953“ olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, kayıt maliki olduğunu ileri süren davacı tespit malikinden 20 yaş daha küçüktür. Mahkemece bu yön üzerinde durulmamış ve çelişki giderilmemiştir. Mülkiyet nakline yol açmamak için yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde araştırma ve soruşturma yapılarak özellikle davacının tüm kardeşlerini gösterir nüfus kayıt örneği de getirtilmek suretiyle tespit tutanağında belirtildiği gibi davacı ile diğer müşterek malik …’ın kardeş olup olmadıkları ve yaş farkı ile soyadı farklılığının neden kaynaklandığı diğer müşterek malik de dinlenmek suretiyle belirlenmelidir.
Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan eksik araştırma ve soruşturmaya dayalı hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 7.6.2007 tarihinde oy birliği ile karar verildi.