YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6783
KARAR NO : 2007/8318
KARAR TARİHİ : 26.06.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.10.2006 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı Yasanın 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve dahili davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir.
Davacı 81 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu ve Kadastro Müdürlüğünün 15.9.2006 tarihli işlemi ile tersimat hatası yapıldığı gerekçesiyle yapılan düzeltme işlemi nedeniyle taşınmazın yüzölçümü miktarının azaldığını ileri sürerek işlemin iptalini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalılar temyiz etmiştir.
3402 sayılı Yasanın 41. maddesi, “Kadastroları kesinleşmiş taşınmaz mallarda, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar, ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce resen düzeltilir.”şeklinde iken 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasanın 9. maddesi ile, “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine kadastro müdürlükleri yetkilidir.” şeklinde değiştirilmiş, böylece, açıklanan teknik hataların düzeltilmesinde vasıf ve mülkiyet değişikliğini engelleyen ifadeler madde metninden çıkartılmıştır. Ancak, buradaki mülkiyet değişikliğinden, orijinal ölçü değerlerinin zemine uyumlu hale getirilmesi amaçlanmakta olup, tapu iptali ve tescil yolu ile çözümlenecek nitelikte olan kadastro tespitine dayalı istemler bu madde kapsamında değerlendirilmemiştir.
Kadastro müdürlüğünün resen veya ilgililerin başvurusu üzerine yapacağı açıklanan düzeltme işlemlerinin ilgililere tebliğinden sonra, ilgililerin sulh hukuk mahkemesine 30 gün içinde açacakları davada, düzeltme işlemi yararına olan kişi ya da kişileri hasım göstererek işlemin iptalini isteyebilir. Düzeltme işleminin kadastro müdürlüğünce resen yapıldığı durumlarda müdürlüğe karşı da dava yöneltilmelidir.
Yargılama sırasında da mahkemece, düzeltme işleminin 41. madde kapsamında, ölçü, tersimat, hesaplama veya sınırlandırma hatasının bulunup bulunmadığını, taşınmazın orijinal ölçü değerleri ile kesinleşen geometrik durumları arasında inceleme yaparak ve taşınmazların fiili kullanım durumları da gözetilerek, fiili kullanım durumu ve orijinal ölçü değerlerinin birbiri ile uyumlu olup olmadığı bilirkişiler aracılığı ile saptandıktan sonra, tapu iptali ve tescil davasına konu olmayacak diğer bir anlatımla orijinal ölçü değerleri ile zeminin uyumlu olması durumu söz konusu ise davanın reddine karar verilir.
Yukarıdan beri yapılan tüm bu açıklamalar dikkate alınarak Kadastro Müdürlüğünün işlemi incelendiğinde, 81 parsel sayılı taşınmazın 120 nolu kırık noktasının paftasına hatalı tersim edilmesi gerekçe yapılarak tersimat hatasının giderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece taşınmaz başında keşif yapılmış pafta ve zeminin uyumlu olup olmadığı araştırılmıştır. Keşifte düzeltme yapılan taşınmazların sınırlarının paftaya göre çitle çevrili olduğu saptanmıştır. Bu saptama nedeniyle de zemin ile paftanın uyumlu olduğu işlemin mülkiyet nakline yol açtığı gerekçesiyle dava kabul edilmiştir. Az yukarıda da değinildiği gibi 41.madde de 5304 sayılı yasanın 9.maddesi ile yapılan değişiklik sonucu
madde metninden “mülkiyet değişikliği” ifadesi çıkarıldığından tersimat hatasının düzeltilmesi sonucu paftaya göre mülkiyet değişikliği doğabilecektir. Bunun anlamı, zemindeki mülkiyetin nakli değildir. Davacının paftaya göre taşınmazın etrafına çit ile çevirmesi kadastro tespiti sırasındaki orjinal ölçü değerlerine göre taşınmazı kullandığı anlamına gelmez. Burada araştırılması gereken husus hatalı tersimatın yapıldığı tarihteki taşınmazın fiili durumunu saptamak olmalıdır. Mahkemece bu yönde araştırma yapılmadığından karar eksik incelemeye dayalıdır. Ayrıca;
Düzeltme işlemi Kadastro Müdürlüğünce resen yapılmadığı halde Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyetinin bulunmadığı noktasından reddi gerekirken kabulü de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.6.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.