Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/6837 E. 2022/7070 K. 27.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6837
KARAR NO : 2022/7070
KARAR TARİHİ : 27.10.2022

MAHKEMESİ : DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : KARAKOÇAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda Karakoçan Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.12.2019 tarihli 2015/252 Esas 2019/364 Karar sayılı kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 26.01.2022 tarihli 2021/1489 Esas 2022/164 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1963 yılında satın alındığını, öncesinde babası sonrasında ise kendisinin zilyetliğinde olduğunu belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde dava konusu taşınmaza 1963 yıından beri zilyet olduğunu, hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanamayacağını, dava konusu taşınmazın davacı adına tescil edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Diyarbakır Bölge Adliye 5. Hukuk Dairesinin 26.01.2022 tarihli, 2021/1489 Esas 2022/164 Karar sayılı kararıyla; davanın kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kadastro Mahkemesi kararı ile 05.12.2003 tarihinde kesinleştiği, daha sonra açılan dava ile pay oranlarının düzeltildiği ve bu kararın da 26.04.2004 tarihinde kesinleştiği, açılan davanın 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 . maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacının zilyetilğinde bulunduğu, kadastro tespiti yapılırken tapu kayıtlarına bakılması gerektiğini belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dilekçesindeki açıklamalar ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal-tescil isteğine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi
3.3. Değerlendirme
3.3.1. 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde, kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilerek, mülkiyete ilişkin talepler yönünden hak düşürücü süre öngörülmüş olup, söz konusu Yasa maddesindeki hak düşürücü süre, dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilecektir.
3.3.2. Somut olayda çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı 20.08.2015 tarihi arasında 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde belirlenen hak düşürücü sürenin geçtiği kuşkusuzdur.
3.3.3. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre kararın (IV./3.) no.lu bendinde yer verilen gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 27/10/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.