YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12479
KARAR NO : 2009/13492
KARAR TARİHİ : 24.11.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAHİLİ DAVALI : …
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.03.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar 515, …,… sayılı parsellerin maliki olduklarını, taşınmazlarının genel yola bağlantısı bulunmadığını belirterek davalı …’a ait 514 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı tesisi için dava açmışlar, ancak davacılar vekili 9.1.2009 tarihli dilekçesi ile yalnız 515 parsel sayılı taşınmaz için geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir. Yargılama sırasında 2033 sayılı parsel maliki de davaya katılmıştır.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile 515 sayılı parsel lehine, 2033 ve 514 sayılı parsel aleyhine geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan 2033 sayılı parsel maliki … temyiz etmiştir.
Dava Türk Medeni Kanunun 747. maddesine dayanarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Taşınmaz
./..
2009/12479-13492 -2-
mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Davacıların paydaşı bulunduğu 515 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısı bulunmamaktadır. Mahallinde teknik bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılmış fen bilirkişileri … ve … … tarafından düzenlenen 12.1.2009 tarihli rapor ve ekindeki krokide 515 parselin yola bağlantısını sağlayan 6 seçenek belirlenmiş, 1. Seçeneğin (A+B seçeneğinin) fiili zemin imar yolu ve gayri kullanılan yol olduğundan en uygun güzergah olduğu bildirilmiştir. Ziraat bilirkişi …’ın 30.3.2009 havale tarihli raporunda da 2.seçeneğin (B+C seçeneği) en ekonomik ve kısa geçiş yolu olacağı bildirilmiştir. Birinci seçenekte (A) harfi ile gösterilen 86 m2.lik kısım 2033 parsel içinde kalmaktadır. Bu parsel imar parseli olup, 660 m2 yüzölçümündedir. Buradan kurulacak geçit hakkı bu parseli daha da daraltacak olması nedeniyle uygun kabul edilmesi hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmaz. 514 parselden kurulacak geçit hakkı hem bu parselin büyük olması, hem de tek parselin yükümlü hale getirmesi nedeniyle daha uygundur. Yani 2. Seçenek olan B ve C harfleri ile gösterilen güzergahtan geçit hakkı tesisine karar verilmelidir. Yukarıda belirttiğimiz ilkeler ışığında ve açıkladığımız hususlar dikkate alınmadan zeminde fiilen kullanılan yol olması nedeniyle masraf gerektirmeyeceği gerekçesi ile 1. seçenekten geçit hakkı kurulması doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, 2033 sayılı parselle ilgili olarak bu taşınmaz maliki hakkında ayrı esasta dava açılması sağlandıktan sonra bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekirken 2033 parsel malikinin usulüne uygun olarak davaya dahil edilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazlamrının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 24.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.