YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2007/2300
KARAR NO : 2008/10384
KARAR TARİHİ : 06.10.2008
Göçmen kaçakçılığı suçundan sanıklar …, …, …, … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; hükümlülüklerine ve müsadereye dair (İSTANBUL) 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.2.2006 gün ve 328 esas, 11 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 8.3.2007 günü daireye gönderilmekle incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
… müdafiinin 14.2.2006 tarihinde süre tutum dilekçesi ile süresinde hükmü temyiz etmiş olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki red düşüncesine katılınmamıştır.
1- Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre, sanıklar …, … ve … hakkında suçun kanıtlanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, bu hususlara yönelik adı geçen sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak,
a- 765 sayılı TCK.nun 201/a maddesinin 2. fıkrasında göçmen kaçakçılığına teşebbüs halinin tamamlanmış suç gibi cezalandırılacağı hükmünün yer aldığı, 5237 sayılı TCK.nun 79. maddesinde ise, 765 sayılı TCK.nun 201/a-2 madde ve fıkrasındaki düzenlemeye yer verilmemesi nedeniyle göçmen kaçakçılığı suçunun bütün hallerine teşebbüsün olanaklı olduğu anlaşılmakla; olayımızda, sanıkların yurda yasal olmayan yollarla girmiş bulunan bir kısım yabancıyı maddi menfaat elde etmek maksadıyla, Yunanistan’a götürmek üzere İstanbul ilinde bir araca bindirip hareket ettikten kısa bir süre sonra kolluk güçlerince yakalandıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların kanıtlanan bu eyleminin göçmenlerin yurt dışına çıkmalarına imkan sağlamaya teşebbüs aşamasında kaldığı, 5237 sayılı TCK.nun 79. maddesinden verilecek cezadan teşebbüs nedeniyle anılan yasanın 35. maddesine göre dörtte birinden dörtte üçüne kadarının indirilebilmesinin mümkün bulunduğu gözönüne alınıp, 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkrası uyarınca 765 sayılı TCK ve 5237 sayılı TCK bir bütün halinde ayrı ayrı uygulanarak sonuç cezalara göre lehe yasa belirlenip buna göre uygulama yapılması gerekirken, böyle bir karşılaştırma ve değerlendirilme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükme ilişkin olarak; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesindeki koşulların varlığı halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2- Sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak; oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; sanıkların savunmalarının aksine, aynı suçtan mahkum olan diğer sanıklar …, … ve … ile birlikte atılı suçu işlediklerine dair, kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar …, …, …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün (BOZULMASINA), 6.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.