Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/7415 E. 2007/8224 K. 25.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7415
KARAR NO : 2007/8224
KARAR TARİHİ : 25.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.05.2006 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen hükmün davalı tarafından temyizi üzerine temyiz isteğinin süre yönünden reddine dair verilen 12.04.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
7201 sayılı Tebligat Kanunu ve bu konudaki tüzük uyarınca tebliğden maksat tebliğ yapılacak şahsın bilinen son adresine ve şahsın kendisine tebliğidir. Eğer tebliğ yapılacak kişinin bilinen bir adresi varsa tebligat o adrese çıkartılır. Birlikte oturan aile efradına veya hizmetçilerden birine tebligat yapılabilmesi için o şahsın adresinde bulunmaması gerekir.
Somut olayda ise, karar davalının «… apt. B blok 4 numaralı Daire» adresine çıkartılmış ve karar davacı ile birlikte yaşayan babası … …’a tebliğ edilmiştir. … davacı …’in kocasıdır. Davalının kararın tebliğinden sonra dosyaya sunduğu ikametgah senetlerinden kendisinin «… apt. B blok 3 numaralı Dairede» ikamet ettiği davacı annesiyle kendisine tebliğ yapılan dava dışı babası …’in ise, aynı yer 4 numaralı bağımsız bölümde oturdukları anlaşılmaktadır. Bu haliyle davalı ile davacının eşi ve davacının ayrı ayrı bağımsız bölümlerde oturdukları başka bir deyişle aynı konutta ikamet etmedikleri resmi belgelerle sabittir. Davalıya yapılan tebligat yasaya uygun olmadığından, davalının ıttıla tarihine göre hükmü süresinde temyiz ettiğinin kabulü gerektiğinden;
Mahkemenin davalının temyiz isteminin süre yönünden reddeden 12.04.2007 günlü kararın bozularak kaldırılmasına karar verildikten sonra çekişmenin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi;
Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece istek kabul edilmiştir.
İstemin dayanağını 14.07.1999 tarihli biçimine uygun düzenlenmiş satış vaadi sözleşmesi teşkil etmektedir. Sözleşme ile davalı 1803 ada 5 parselde yapılmakta olan binada kendisine isabet eden B blokta 4 numaralı daireyi ve bu daireye tekabül eden ortak maldaki hisselerini satmayı vaad etmiştir. Sözleşmede satış vaadi borçlusu davalı, inşaat tamamlanıp 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerince dairenin tapusunu aldıktan sonra bir ay içinde ferağ takririni vereceğini belirtmiştir.
Görülüyor ki, satış vaadi sözleşmesinin konusu olan mülkiyet aktarımının istenmesi sözleşmenin taraflarınca şarta bağlanmış olup, dava konusu bağımsız bölümün mülkiyetinin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu gereği davalı tarafça tapusu alındıktan sonra verileceği kararlaştırılmıştır.
Borçlar Kanununun 149. maddesi hükmünce şarta bağlı akit ancak şartın tahakkukundan itibaren hüküm ifade eder. Davalının 27/100 oranında malik olduğu taşınmaz tapuda halen bahçe niteliğinde kayıtlı olup, 634 sayılı yasa uyarınca, kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmamıştır. O halde bu aşamada davanın reddi gerektiğinden kabulü doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; az yukarıda açıklandığı üzere sözleşmeye göre satımı vaad edilen, 1803 ada 5 parselde yapılan binada B blok 4 numaralı bağımsız bölüme isabet eden arsa payıdır. Yapıda kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulmadığından bu bağımsız bölüme isabet eden arsa payı belirlenmeden davalının tüm payının iptal ve tescil edilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.