Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/5052 E. 2006/8705 K. 30.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5052
KARAR NO : 2006/8705
KARAR TARİHİ : 30.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, kardeşleri olan davalılara babalarından kalan un fabrikasının idaresi için noterden vekaletname verdiklerini ancak davalıların kendilerini yanıltarak babalarından kalan taşınmazlar içinde vekaletname alındığını ve önce üçüncü kişilere satıldığını ,aynı günde davalıların kendilerinin satın alarak muvazaalı işlemde bulunduklarını,ayrıca babalarının banka hesaplarından para çektiklerini ve vekalet yetkilerini kötüye kullanarak işlem yaptıklarını ,ayrıca davacı …’nin vekaletname tarihinden sonra reşit olduğunu yapılan işlemlere de izin vermediğini bildirerek bu yönüyle de geçersiz olan vekaletnameye dayanarak yapılan işlemler nedeniyle hisselerine düşen 102.786.000.000 TL ‘nin satış tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece ,davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirtici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece hesaplanan davacı alacağının dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiş ise de, BK 392.maddesi hükmü uyarınca “Vekil müvekkilin talebi üzerine yapmış olduğu işin hesabını vermeye ve bu cihetten dolayı her ne nam ile olursa olsun almış olduğu şeyi müvekkile tediyeye mecburdur.
“Vekil zimmetinde kalan paranın faizinide vermeye mecburdur.” Yasanın bu hükmüne göre davalı vekil tahsil ettiği satış bedelini parayı aldığı tarihten itibaren faiziyle vekil edenine vermek zorundadır. Mahkemece davacıların alacağına satış bedelinin alındığı 7.9.1999 gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Nevarki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip hükmün düzeltilerek onanması HMUK 438/7.maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1 nolu bölümünün tamamen karardan çıkarılarak yerine “91.053,80 YTL’nin satış tarihi olan 7.9.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacılara eşit olarak verilmesine” kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalının peşin harcının onama harcından çıkartılmasına, davacının peşin harcının istek halinde iadesine, 30.5.2006 günü oybirliği ile karar verildi.