YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6689
KARAR NO : 2022/9608
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Kasten Silahla Yaralama
HÜKÜMLER : 1) Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/05/2019 tarih, 2017/251 E. 2019/357 K. sayılı ilamı ile sanık hakkında katılanlara yönelik kasten yaralama ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından 5237 sayılı TCK’nin 25/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/2-d maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine dair kararı.
2) Bu kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 16/10/2020 tarih, 2019/2100 E. 2020/1169 K. sayılı ilamı ile sanık hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik “istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine” dair kararı.
TÜRK MİLLETİ ADINA
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 16/10/2020 tarih, 2019/2100 Esas, 2020/1169 Karar sayılı kararının, katılanlar vekili tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmüştür.
Sanık …’ın, katılan …’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen beraat hükmünün, sanığa isnat edilen 5237 sayılı TCK’nin 81, 35. maddelerinde düzenlenen kasten öldürmeye teşebbüs suçu için yasada öngörülen hapis cezasının üst sınırının on yıldan fazla olması nedeniyle ilk derece mahkemesince verilen “beraat” hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın 5271 sayılı CMK’nin 286/2-g maddesi gereğince temyizi kabil olduğu belirlenerek; sanığın diğer katılan …’e yönelik silahla yaralama suçundan cezanın türü gözetildiğinde kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/03/2009 tarih ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyize konu olabilecekleri kabul edildiğinden, katılanlar vekilinin anılan hükmü “suç vasfına” ilişkin temyiz ettiği anlaşılmakla, kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde sanığın ikametinin önüne katılanlardan …’nin aracını park etmiş olması nedeniyle aralarında münakaşa yaşandığı, katılan …’nin çalıştığı dükkanın sanığın ikameti ile aynı sokakta ve yaklaşık 100 metre mesafede olup münakaşanın kavgaya dönüşmesi üzerine aynı yerde çalışan …’in de …’nin yanında kavgaya dahil olduğu, sanığın ikametine kaçarak katılanlardan kurtulduğu ancak katılanların sanığın evinin önünden ayrılmayıp ellerinde sopalar bulunduğu halde sanığa hitaben hakaret içerikli sözler söyleyerek bağırdıkları ve sanığı dışarı çıkması yönünde tahrik ettiklerinin tanık beyanları ile sabit olduğu, sanığın da katılanların tahrik edici söz ve davranışlarına karşılık ikametinde bulunan tabanca ile dışarı çıkarak önce …’nin bacaklarına ve havaya sonra da sopa ile üzerine gelen katılan …’in bacak ve karın bölgesine doğru birden fazla kez ateş etmek suretiyle, katılan …’yi bacak bölgesinden basit tıbbi müdahale ile giderilemez, vücudunda yapılan skorlamaya göre hayati fonksiyonlarına ağır derecede etkili birden çok kırık oluşacak şekilde; diğer katılan …’i de batın bölgesinden 2 adet, sağ tibiada 1 adet olmak üzere toplam 3 yerinden basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına sebep olduğu olayda;
Sanığın, olay yerine kolluk kuvvetlerinin gelmesini beklemeden ikametinden temin ettiği tabanca ile dışarı çıkarak etkili mesafeden katılanları hedef almak suretiyle ateş etmek şeklinde gerçekleşen eyleminde meşru savunma koşulları oluşmadığı, katılan …’e yönelik olarak 5237 sayılı TCK’nin 81. ve 29. maddeleri kapsamında haksız tahrik altında kasten öldürmeye teşebbüs; diğer katılan … yönünden ise 5237 sayılı TCK’nin 86/1,3-e, 87/3 ve 29. maddelerinde düzenlenen haksız tahrik altında silahla yaralama suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eylemini meşru savunma sınırları içerisinde gerçekleştirdiğinin kabulü ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı bulunduğundan katılanlar vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmekle hükümlerin tebliğnameki düşünce hilafına 5271 sayılı CMK’nin 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın 28/02/2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 302/2-a maddesi gereğince ”Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine” gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 05/12/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.