Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/6020 E. 2006/8394 K. 25.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6020
KARAR NO : 2006/8394
KARAR TARİHİ : 25.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının avukatı olarak hizmet verdiğini, 17.7.2002 tarihinde azledildiğini bir kısım vekalet ücretinin icra kanalı ile tahsil edildiğini ilk davada fazlaya dair haklarını saklı tuttuğunu, bu davada 12.8.2003 günlü raporda belirlenen ve hasma tahmil olunan vekalet ücreti alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini öne sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Baro Hakem Heyeti’nin 27.7.2004 tarihli kararı ile hükmedilen 4.175.000.000 TL vekalet ücretini ödediğini, o davada alınan bilirkişi raporunda belirtilen miktarın karşı taraf vekalet ücreti olup, bu konuda davacının bu ücrete hak kazandığı yönünde bir karar bulunmadığını bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı İzmir Baro Hakem Kuruluna açmış olduğu 2002/121 esas sayılı dava ile davalının avukatı iken 167 adet icra takibi yaptığını, diğer takipleri açmaya hazırlanırken haksız olarak azledildiğini, fazlası saklı derdest 167 icra dosyası için ve karşı yan vekalet ücreti için 4.175.000.000 TL azil nedeniyle açılmayan 2308 adet için 500.000.000 TL vekalet ücreti ve ödenmeyen 1.865.255.000 TL masraf alacağının tahsilini istemiştir. 27.2.2004 tarihli kararla açılmış takiplere ilişkin vekalet ücreti alacağının kabulü ile 4.175.000.000 TL’nin tahsiline, fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına, masraf alacağının 519.240.000 TL’nin kabulüne
karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce 12.11.2004 tarihinde Baro Hakem Kurullarının hukuki varlıklarının son bulması nedeniyle uyuşmazlığın Adliye Mahkmesinde çözümlenmesi gerekçesiyle bozulması üzerine aynı tarihli gönderme kararı sonucu İzmir 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/144 esasına kaydedilmiş; taraflarca takip edilmemesi üzerine HUMK.409 maddesi uyarınca 16.6.2005 tarihinde dosya işlemden kaldırılmış, 29.9.2005 tarihinde de açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı, Baro Hakem Kurulunun 27.2.2004 tarihli kararına 16.4.2004 tarihinde 2004/3490 sayılı dosya ile takibe konu alacağı icraya koymuş ve tahsil etmiştir. Eldeki bu dosyayıda Baro Hakem Kurulunca alınan 12.8.2003 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen hasma tahmil olunan vekalet ücretinin tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali için açmıştır. Davacı yaptığı bu tahsilat nedeniyledir ki 2005/144 esas sayılı davayı takip etmemiştir. Baro Hakem Kurulunca 17.9.2003 tarihli bilirkişi raporu alınarak hüküm verilmiş ise de, kesinleşen bir hüküm olmadığı için fazlaya ilişkin kısım için yapılan 2004/3491 esas sayılı icra takibinin iptaline karar verilemez. Karşı tarafa tahmil edilecek vekalet ücretinin miktarı dava ve icra takibinin sonuçlanmasıyla belli olur. Vekil edenin avukatına ödeme borcu da bunun karşı taraftan tahsil edildiği anda doğar. Henüz karşı taraftan vekalet ücreti alacağını tahsil etmemiş olan müvekkilden, avukat bu alacağını isteyemez. Ancak, kural böyle almakla birlikte hakim bu kurala sıkı sıkıya bağlı kalmamalı, Avukatlık Kanununun 164/son maddesine işlerlik kazandıracak şekilde her olayın özelliğine durum ve şartlara göre değerlendirme yapılmalı, özellikle MK’nun 2.maddesinde değinildiği üzere hakkın kötüye kullanılmasına ve dürüstlük kuralının ihlaline izin verilmemeli, gerektiğinde vekil edenin bu alacağının da karşı taraftan tahsil etmiş olduğu kabul edilmelidir.
Somut olayımızda davacı sonuçlandırdığı, karşı taraftan azil tarihine kadar tahsil ettiği veya tahsil etmiş sayılabileceği ücretleri isteyebilir. Tahsilat olmayan veya tahsil etmiş kabul edilemeyeceği dosyalarla ilgili olarak davacı bir ücret talebinde bulunamaz. Bu nedenle öncelikle, davacının bildirdiği dosyalardan ne kadarından davalının, hasıma tahmil edilen vekalet ücretlerini tahsil ettiği veya tahsil etmiş sayılacağı araştırılarak belirlenip, davacı tarafından temyiz edilmemekle davalı yararına doğan müktesep hak nazara alınıp, davacı talebi aşılmamak üzere sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan bu hususlar nazara alınmadan, eksik tahkikatla yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 25.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.