Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/6067 E. 2006/8399 K. 25.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6067
KARAR NO : 2006/8399
KARAR TARİHİ : 25.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ve dahili davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının ameliyatında kullanılan tıbbi mazlemelerin kendisinden talep edildiğini, verilen malzemelerin fatura edildiğini, fatura bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini öne sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, hastanenin yanlış uygulaması sonucu Bağ-Kur’dan tahsil edilemeyen bedelin kendisinden istenemeyeceğini bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Dahili davalı Bağ-Kur, husumet nedeniyle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin Yalvaç İcra Müdürlüğünün 2002/463 esas sayılı icra dosyasında takibin 3.196.831.242 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle devamına, fazla talebin ve Bağ-Kur Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ve dahili davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-2-Bağ-kur Genel Müdürlüğü ile diğer davalı arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi, Hukuk usuli Muhakemeleri Kanununda dahili dava diye adlandırılan bir müessese yoktur. Açılmış bir davada sonradan üçüncü bir kişinin davalı olarak gösterilmesi gerekirse, harcı ödenerek
o kimse hakkında usul hükümlerine uygun bir dava açılır ve ilk oturumda da önceki dava ile birleştirilmesine karar verilir. O halde Bağ-Kur Genel Müdürlüğü hakkında harcı verilmek suretiyle usulen açılmış bir dava olmadığı için … anlamda davalı sıfatı yoktur. Bir davada tarafların taraf ehliyetine sahip bulunmaları dava şartlarındandır. Bu husus yargılamanın her safhasında hakim tarafından resen nazara alınması gerekir. Öyle olunca davada taraf sıfatı olmayan Bağ-Kur Genel Müdürlüğü hakkında mahkeme kararında “davanın reddine” şeklinde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK. 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Birinci bent gereğince davalının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle hükmün 3.fıkrasının tamamen karardan çıkarılmasına, hükmün düzletilmiş biçimiyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.