YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13213
KARAR NO : 2012/17641
KARAR TARİHİ : 10.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı tarafından sebepsiz olarak feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine, işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının istifa etmesi sebebiyle iş sözleşmesinin sona erdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin kim tarafından sona erdirildiği hususu uyuşmazlık konusudur.
Dava, iş sözleşmesinin feshinin geçersiz olduğunun tespiti ile işe iadesi isteğine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 27.04.2009 tarih 2008/23248 esas 2009/11733 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bozma kararında özetle; davacının dosyada mevcut istifa dilekçesi hususunda diyeceklerinin sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davacının duruşmadaki beyanı da dikkate alınarak istifa dilekçesinin işe girerken alındığı kanaatiyle istifa dilekçesine itibar edilmeyerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacının beyanı diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde işverence, çalışma koşullarından olan çalışma süresine ilişkin olarak iş sözleşmesinde kanuna aykırı şekilde değişiklik yapılması ve günlük çalışma sürelerinin kanuna aykırı şekilde arttırılması sebebiyle davacının istifa dilekçesi verdiği anlaşılmaktadır. Çalışma koşullarındaki esaslı değişikliğin işçiye sözleşmeyi haklı sebeple bozma hakkı verdiğinden davacının, istifa dilekçesinin bu anlama geldiğinin kabulü gerekmektedir. Sözleşmenin haklı sebeple de olsa işçi tarafından fesh edilmesi halinde işçinin işe iade isteminde bulunması mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı gerekçe davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 10.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.