YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3098
KARAR NO : 2012/17844
KARAR TARİHİ : 11.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait işyerinde 16.06.2008-22.03.2011 tarihleri arası satış danışmanı olarak çalıştığını, 02.03.2011 tarihinde gerekçe göstermeden iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili davacının 09.12.2010 tarihinde müşteriyi telefonla görüştüğünü iddia ederek beklettiğinin tespit edildiğini müşteri ile uzun süre ilgilenmediğinden bu konuda savunmasının alınarak 14.12.2010 tarihinde uyarıldığını, 19.03.2011 günü davacının işyerinde müşteri ile ilgilenmeyip arkadaşları ile sohbet etmeyi sürdürdüğünü, davacının bu bu tavrı karşısında müşterinin aracı almaktan vazgeçtiğinin bildirildiğini, davacının iş tanımına göre asli görevlerini yerine getirmediğini ve davalının davacının umursamaz ve saygısız davranışları karşısında hem müşteri hem itibar kaybettiğini ve bayisi olduğu üretici firma Volvo Şirketi nezdinde bayilik sözleşmesinin sona erme aşamasına geldiğini, davacının iş sözleşmesinin bu sebeple 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri gereğince geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 4857 sayılı Kanun’un 17, 18, maddeleri gereğince işçinin yapmakla yükümlü olduğu için hatırlatılmasına rağmen yapmamakta ısrar etmesi olduğu, işçinin görev için önce uyarılması ve işçinin de görevini yapmamakta ısrar etmesi gerektiği, işverenin hatırlatmanın ardından sadece bir kez görevi yapmamanın hükmün uygulanması için yeterli olmadığı, hatırlatmanın ardında devamlılık arzetmesi gerektiği, davalı işverenin hatırlatma sonrası ilk eylemde işten çıkarma hükmünün uygulandığından davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesinin hakız olarak feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacının davalı şirket işyerinde satış danışmanı olarak çalıştığı, 14.12.2010 tarihinde davacının müşteri ile ilgilenmediğinden yazılı olarak uyarıldığı, 19.03.2011 günü işyerine gelen müşterinin kendisi ile ilgilenmeyip arkadaşları ile sohbet ettiğinden beğendiği aracı almaktan vazgeçerek davalı şirketin bayisi olduğu Volvo şirketine yaptığı şikayet sonucu davacının savunması alınarak 31.03.2011 günlü fesih bildirimi ile iş sözleşmesi Kanun’un 17. ve 18. maddeleri gereğince 28.03.2011 tarihi itibari ile feshedildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece 4857 sayılı Kanun’un 17. ve 18. maddeleri gereğince iş sözleşmesinin feshi için işçinin yapmakla yükümlü olduğu işin hatırlatılmasına rağmen işçinin yapmamakta ısrar etmesi gerektiği somut olayda bu unsurun gerçekleşmediği gerekçesi ile davacının işe iadesine karar verilmiş ise de, fesih bildiriminde davacının görevini gereğince yapmayarak müşteri şikayetine neden olması fesih nedeni gösterilmiş olup işverence davacının eylemi 4857 sayılı Kanun’un 25/II-h maddesi kapsamında değerlendirilmemiştir. Davacının daha önce 14.12.2010 tarihinde benzer davranışından dolayı işverence uyarıldığı halde 19.03.2011 günü müşteri ile ilgilenmeyerek müşteri şikayetine sebep olduğu dosya içeriği ile … olmakla; işyerindeki müşterilere karşı olumsuz tutum ve davranışlarının fesih için geçerli sebep olduğu kabul edilmelidir. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde kabulü yönünde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 136,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 11.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.