YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5719
KARAR NO : 2022/5344
KARAR TARİHİ : 15.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl ve karşı davalarda itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik verilen hüküm davalı-karşı davada davacı … … vekilince duruşmalı temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. 15.11.2022 tarihinde davalı-karşı davacı vekili Avukat … ile davacı-karşı davalı vekili Avukat …’ın gelmeleriyle duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 06.07.2009 tarihli sözleşmeyle Irak’ta yapılacak otel projesinin yapımı, 12.02.2010 tarihinde ise mimari dekorasyon projesinin yapımı işinin kararlaştırıldığını, otel statik proje bedelinin 37.500 USD, kesimhane proje bedelinin 12.000 USD, mimari ve dekorasyon proje bedelinin 40.000 USD olmak üzere toplam 89.500 USD iş bedelinden sadece 31.000 USD ödendiğini, bakiye 23.500,00 USD’nin tahsili için başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptâli ile takibin devamına ve %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili iş sahibinin sözleşme gereği kalan borcunun 13.500 USD olduğunu, bu bedelden teslim edilmeyen mimari proje bedelinin mahsup edilmesi gerektiğini savunmuş, karşı davasında ise; müvekkilinin kesimhane projesindeki ayıp nedeniyle 70.000 TL zararı oluştuğunu ileri sürerek, 70.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, davalının 14.333,00 USD asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren Devlet bankalarınca bir yıl vadeli USD mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin isteminin reddine, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 22.914,16 TL üzerinden %40 oranında hesaplanan 9.165,66 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 06.07.2009 tarihli eser sözleşmesi ile, Irak-Kerbela’da yapılacak olan otelin statik projesi ve kesimhane projesi yapımı, 12.02.2010 tarihli sözleşme ile mimari-dekorasyon uygulama projeleri yapımı işi kararlaştırılmıştır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 09.10.2017 tarih, 2016/3747 Esas ve 2017/3338 Karar sayılı bozma ilâmında mahkemece yapılacak iş açıkça gösterilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyulmuştur. Bozma ilâmına uyulduğuna göre bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturacağından mahkemece hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca inceleme ve araştırma yapılması ve karar verilmesi zorunludur.
Eldeki karşı davada ise; 28.02.2013 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, karşı dava bakımından kesimhane çelik konstrüksiyon projesinin hatalı olmadığı, bozma ilâmından sonra dosyaya kazandırılan 07.09.2018 tarihli ikinci bilirkişi kurulu raporunda, kesimhane statik projesinin hatalı olduğu, ilâve imâlatların uygulanmasının doğru olduğu belirtilmiş, 25.09.2020 tarihli ikinci ek raporda ise; kesimhane çelik konstrüksiyon projesinin hatalı olmadığı, karşı davacının tazminat talep edemeyeceği belirtilmiş olup, mahkemece görüşüne başvurulan iki ayrı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporlar arasında çelişki olduğu gibi, ikinci bilirkişi kurulu raporu ve ek raporunun kendi içinde de çelişkili olduğu dikkate alınmadan, yeterli inceleme taşımayan ve çelişkili raporlara dayanılarak hüküm kurulmuştur.
O halde mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için HMK’nın 266. maddesi hükmüne göre yeniden oluşturulacak uyuşmazlık konusunda uzman, aralarında çelik konstrüksiyon projesi uzmanı inşaat mühendisinin de yer aldığı üç kişiden oluşan teknik bilirkişi kurulundan davacı tarafından hazırlanan çelik konstrüksiyon projesinin hatalı olup olmadığı ve davalı-karşı davacının talep edebileceği tazminat konularında bilirkişi raporları da değerlendirilerek ve aralarındaki çelişki de giderilerek hazırlanacak gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca uygun karar vermekten ibaretttir.
Öte yandan; asıl davada talep edilen alacak yargılamayı gerektirdiği ve İİK.’nın 67/II. maddesinde belirtilen koşullar oluşmadığı halde mahkemece icra inkâr tazminatına da hükmolunması doğru olmamıştır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı-karşı davacı … … yararına takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 15.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.