YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/554
KARAR NO : 2007/2272
KARAR TARİHİ : 08.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.08.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.03.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, imtiyaz sözleşmesine dayalı tapu kaydı iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, dava kabul edilmiş, hükmü her iki taraf vekili temyiz etmiştir.
1- Davanın konusu parayla ölçülen belli bir değerle ilgilidir. Davalı tarafından maktu temyiz harcı yatırılmıştır. Oysa, konusu belli bir değerle ilgili kararın temyizi halinde harcın nisbi hesaplanması ve 10.05.1965 tarih 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereği bu harcın 1/4’nün peşin yatırılması gerekir. Temyiz eden davalıya peşin olarak ödenmesi gereken harç tamamlamak üzere verilen süre içerisinde bu eksiklik giderilmemiş ve mahkemece HUMK. 434.madde hükmü uygulanarak davalının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Temyiz, mahkemenin 26.09.2006 tarihli kararına ilişkindir. Yapılan işlemde usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı Hazine’nin temyiz itirazlarına gelince; davacı 6504 ada 11 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı toplam 432/820 arsa payına tekabül eden 4,5,6,11,12,13,14,15,16 nolu bağımsız bölümlerin iptali ile tescili istenmiş, mahkemece bağımsız bölüm numaraları belirtilmeden davalı adına kayıtlı 432/820 payın iptali ile tesciline karar verilmiştir. HUMK. 388 ve 389 maddesi gereğince hüküm infaz sırasında tereddüte yer vermeyecek şekilde açık ve anlaşılır olmalıdır. Bu nedenle, dava konusu bağımsız bölümlerin numarası ve tekabül eden arsa payı oranları belirtilerek hüküm kurmak gerekir iken eksik karar verilmesi doğru görülmemiş ve davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2.) bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde davalı tarafından yatırılan temyiz harcının iadesine, 08.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.