Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/5856 E. 2022/5407 K. 22.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5856
KARAR NO : 2022/5407
KARAR TARİHİ : 22.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik verilen hüküm davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl ve birleşen davada davacı şirket yetkilisi … ve vekili Avukat … ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı idare arasında 03.01.2011 tarihli … tünelinin ıslah edilmesi işine dair sözleşme imzalandığını, ihale konusu işin tamamlanarak teslim edildiğini, sözleşme ve şartname uyarınca ödenmesi gereken tünel uzunluk zammı, tünel kesit zammı, fiyat farkı ve işgücü kaybı bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, asıl davada 100.500,00 TL’nin, birleşen davada 50.000,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiş, 08.12.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle asıl davada talebini 1.253.932,86 TL’ye, birleşen davada talebini 400.000,00 TL’ye çıkarmıştır.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, asıl ve birleşen davada davacı yüklenici tarafından yapılan imalatların ilk kez yapılan bir tünel inşaatı olmadığı, mevcut bir tünel yapısındaki pekiştirme ve delgi imalatı olduğu tünel uzunluk zammı ve tünel kesit zammı istemlerini talep edemeyeceği, fiyat farkı alacağının 130.287,60 TL, işçilik kaybı bedelinin 59.713,04 TL olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 190.000,64 TL’nin dava tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin yerinde olmayan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Asıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Asıl ve birleşen davada davacı, asıl davada dava değerini 100.500,00 TL, birleşen davada 50.000,00 TL olarak gösterdiği, ancak davanın ilerleyen aşamasında ıslah harcı yatırılarak asıl dava değerini 1.253.932,86 TL’ye, birleşen dava değerini 400.000,00 TL’ye yükselttiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece asıl ve birleşen davada ıslah ile arttırılan miktarlar dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücretinin hüküm altına alınması gerekirken, asıl ve birleşen davada davacının ıslahı dikkate alınmadan vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’un 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının II) 3- bendinde yer alan “ 32.649,51 TL”nin hüküm fıkrasından çıkarılmasına yerine “70.016,58 TL” rakamının yazılmasına, III) 2- bendinde yer alan “ 7.300,00 TL”nin hüküm fıkrasından çıkarılmasına yerine “36.450,00 TL” rakamının yazılmasına hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan taraflara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davalıya iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 22.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.