YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3065
KARAR NO : 2007/3872
KARAR TARİHİ : 09.04.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 18.10.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece davalının su kuyusu yaparak davacı taşınmazına oluşan elatmasının önlenmesine sınırda dikildiği saptanan davalıya ait ağaçların kesilerek davalı elatmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriği ve bilirkişinin rapor ve krokisine göre davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davadaki ikinci kademedeki istem, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi istemine ilişkindir. Gerçekten, Türk Medeni Kanununun 683.maddesince eşyaya malik olan kimse onu kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Ancak, anılan kanunun taşınmaz mülkiyeti hakkında kısıtlama getiren “komşu hakkı” bölümünde yer alan 740.maddesine göre başkasının mülkiyetine geçerek zarar veren dal ve köklerin zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği hükmü getirilmiş, bu madde ile mülkiyetin aşırı kullanımı kısıtlanmıştır. Malik yasanın kendisine tanıdığı hakkı doğrudan kendisi kullanabileceği gibi dava yoluyla mahkemeden de istemde bulunabilir.
Ne var ki, burada esaslı unsur komşu taşınmaz malikinin zarar görmesidir. Bu zarar sınırdaki bitkilerin gölge yaparak yada köklerin geçmesi suretiyle ortaya çıkabileceği gibi davacı taşınmazında verim kaybına neden olma şeklinde de görülebilir. Somut olayda, rapor düzenleyen ziraatçi bilirkişi her ne kadar iki parsel arasındaki sınıra davalının diktiği ağaçların zarar verdiğini ifade etmişse de, bu zararın davacıya ait taşınmazdaki oluş biçimini açıklamamıştır. Soyut zararın varlığının bildirmesi komşuluk hukukuna dayalı istemin kabulü için yeterli değildir. O yüzden bilirkişiden ek rapor alınarak zararın nasıl ortaya çıktığı açıklattırılmalıdır. Diğer taraftan, zararın varlığı açıklanırsa bu zararın nasıl giderileceği de bilirkişiden sorulmalıdır. Şayet zarar sınırdaki ağaçların örneğin, budanmak suretiyle ortadan kaldırılabilecekse ağaçların doğrudan kesilmesine karar verilmemeli, bu konuda da bilirkişiden ek rapor alınmalıdır.
Mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı komşuluk hukukundan kaynaklanan istemin yazılı şekilde kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1 bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün 2.bent uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 9.4.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.