YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4517
KARAR NO : 2007/4340
KARAR TARİHİ : 17.04.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 18.7.2005 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı yasanın 41.maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine dair verilen 9.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Mahkemece, husumetin Kadastro Müdürlüğünce yapılan düzeltme işlemi yararına olan kişiye yöneltilmesi gerektiğinden söz edilerek dava reddedilmiştir.
Hükmü davacılardan … temyiz etmiştir.
Gerçekten de, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi, “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir.” şeklindedir.
Anılan madde uyarınca düzeltme işleminin ilgilinin başvurusu üzerine yapılması halinde bu düzeltmeden etkilenen kişilerin yararına düzeltme yapılan kişiyi hasım göstererek dava açması gerekir. Ancak, işlemin Kadastro Müdürlüğünce re’sen yapıldığı durumlarda işlemin iptalini isteyen kişi üçüncü kişi yararına ve kendi aleyhine oluşan bir durum sözkonusu değil ise Kadastro Müdürlüğünü hasım göstererek dava açmalıdır.
Eldeki davada da Kadastro Müdürlüğünce dava konusu 154 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü hesabında teknolojik ve yöntem farklılığından kaynaklanan hesap hatası bulunduğu saptanarak çapta değişiklik yapılmadan sadece yüzölçümü miktarı düzeltilmiştir. Bu düzeltme işleminden davacılardan başka etkilenen kişi yoktur. Düzeltme davacılar taşınmazına münhasır olarak yapılmıştır. O halde, husumetin Kadastro Müdürlüğüne yöneltilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru değildir. Karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 17.4.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.