YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1185
KARAR NO : 2007/3965
KARAR TARİHİ : 10.04.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 04.02.2005 gününde verilen dilekçe ile mera komisyon kararının iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.02.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, Valilik oluru ile kurulan mera komisyonunun 9.7.2004 günlü kararının iptali istemiyle açılmıştır.
4342 sayılı Mera Kanununun 1.maddesinde Kanunun amacı daha önce çeşitli kanunlarla tahsis edilmiş veya kadimden beri kullanılmakta olan mera, yaylak, kışlak ve kamuya ait otlak ve çayırların tespiti, tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılması belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullandırılması, bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılması ve sürdürülmesi, kullanımlarının sürekli olarak denetlenmesi, kullanılması ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamak olarak ifade edilmiştir.
Yasanın “komisyon ve teknik ekipler” başlıklı 6.maddesinde tespit, tahdit ve tahsis için Valiliğin görevlendireceği bir Vali Yardımcısı Başkanlığında mera komisyonunun Yasada sayılan nitelikleri taşıyan 8 kişi ile kurulacağı hükme bağlanmıştır. Görülüyor ki, komisyonun görevleri ve alacağı kararların tamamı mera, yaylak ve kışlakların tespit, tahdit ve tahsisle ilgilidir. 4342 sayılı Mera Kanununda mera komisyonunda bazı gerçek veya tüzel kişileri meradan men etme yetkisi tanınmamıştır. Davacılar komisyonun kendilerini meraya girmekten yasaklayan 9.7.2004 günlü kararının iptalini isteyebilirlerse de mera komisyonunun anılan kararı idari nitelikte bir karar olduğundan istemin incelenip sonuçlandırılacağı yer genel mahkemeler değil İdari Yargı yeridir.
Böyle olunca mahkemece, açılan davanın yargı yeri nedeniyle reddine karar verilmesi yerine, esasının incelenerek hükme bağlanması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.