YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3120
KARAR NO : 2007/4052
KARAR TARİHİ : 12.04.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.11.2005 gününde verilen dilekçe ile meraya müdahalenin men’i, tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; müdahalenin men’i bakımından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tazminat bakımından kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 13.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 03.10.2006 günlü ıslah dilekçesinde belirtildiği üzere 1265 parsel numaralı meraya elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, müdahalenin men’i talebi bakımından müdahale edildiği iddia edilen yeri davalının terk etmiş olmasından bahisle “müdahalenin men’i davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulmuş, eski hale getirme bedelinin ise, kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacı tarafça ıslah dilekçesi ile talep olunan 243.98 YTL. eski hale getirme bedelinin kısmen kabulü ile tazminattan indirim yapılarak, 119.90YTL. eski hale getirme tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin kısmının temyizine gelince;
Dosya kapsamındaki 18.05.2006 günlü fen bilirkişilerinin raporu, 11.05.2006 günlü keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile taraf beyanları birlikte düşünüldüğünde; davalının önceki yıllarda dava konusu mera parselini … Köyü Muhtarlığı ile yapmış olduğu anlaşma gereğince kiraladığı ve buna istinaden toplam 2724.86 m2 miktarında yeri ekip biçmek suretiyle mera parseline tecavüz ettiği, dava tarihi itibariyle tecavüzüne son verip, zemini terk ettiği sabittir. Dava konusu mera parselinin davalıya kiralanıp, davalının daha önceki kiracılar gibi mera’nın meralık vasfını bozacak nitelikte tarla olarak kullanıldığı anlaşılmakla; davalının eski hale getirme tazminatından sorumlu olduğu kuşkusuzdur. Zira, eski hale getirme tazminatına hükmedebilmek için, davalının eylemi ile mera’lık vasfının bozulması arasında illiyet bağının varlığının tespiti yeterli olup, dosya kapsamındaki 26.05.2006 günlü Ziraat Teknikeri Bilirkişisi …’nin raporuna göre, taşınmaz üzerinde uzun yıllar zirai bitkiler yetiştirildiğinden taşınmazın mera’lık vasfının bozulduğu saptanmış, dava konusu yer için toplam 239.79 YTL. eski hale getirme bedeline ihtiyaç duyulduğu belirlenmiştir. Mahkemenin, dava konusu mera parselini davalının Köy Tüzel Kişiliğinden kiralayarak tarla olarak kullanmış olması ve önceki yıllarda da başka kişilere kiraya verilmesi nedenine dayalı olarak Ziraat Bilirkişisi tarafından saptanan eski hale getirme bedelinden takdiren %50 oranında indirim yaparak hüküm tesisi isabetli olmamıştır. Zira, kira ilişkisi davalı ile dava dışı Köy Muhtarlığı arasındaki bir ilişki olup, davanın tarafı olan davacı Hazine’yi ilgilendirmemektedir. Davalının bu eylemi gerçekleştirmesinde dahli bulunmayan Hazine aleyhine tazminatta indirime gitmek hakkaniyete uygun değildir. Davanın bile bile mera parselini ekip biçerek mera’nın meralık vasfının kaybolmasına neden olduğu kuşkusuz olduğundan, bilirkişinin tespit ettiği eski hale getirme bedelinin tamamına karar verilmesi gerekirken, yazılı bir takım gerekçelerle bu yöndeki talebin kısmen reddi doğru olmamış, kararın açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, 12.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.