Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/3330 E. 2007/4076 K. 12.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3330
KARAR NO : 2007/4076
KARAR TARİHİ : 12.04.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.09.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın … ve … yönünden reddine, … yönünden kabulüne dair verilen 27.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 1446 parsel sayılı taşınmazına 1447,1450 1451 parsel maliki davalıların el atmasının önlenmesini; birleştirme kararı verilen dosya ile de aynı taşınmaza 1445 parsel maliki ile 1447 parsel mirasçısı …’ın ve 1450 parsel taşınmazı fiilen kullanan …’ün el atmasının önlenmesini istemiştir.
Mahkemece, davalılar … ve … hakkındaki davanın reddine; 1447 parseli kullanan … hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı … temyiz etmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Dava da davacı vekilinin 29.03.2006 tarihli beyanından da anlaşılacağı gibi dava tarihinden önce ölü olan … ve … davalı olarak taraftır. 01.06.1978 tarih 4-5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı üzere ölü kişiye karşı dava açılamaz ve ölü kişinin mirasçıları temsil ile davaya devam edilerek karar verilemez. Bu nedenle, … ve … hakkında açılan davanın reddi gerekirken … hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi; ayrıca, birleştirme kararı verilen dosyada davalı olarak yer alan … hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan 16.10.2006 tarihli fen bilirkişi raporunda 1447 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait 1446 parsel sayılı taşınmaza 22,11 m² el atmasının bulunduğu belirlenmiştir. Fakat, el atması bulunan 1447 parselin kim tarafından kullanıldığı ve elatmanın davalı … tarafından gerçekleştirildiğine dair davacı vekilinin iddiası dışında kanıt sunulmamıştır. Bu nedenle 1447 parsel sayılı taşınmazı kimin kullandığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Bundan ayrı, HUMK.’nun 388. maddesinde mahkeme kararının neleri kapsayacağı hüküm altına alınmıştır. Mahkeme karar başlığında davada yer alan davalıların tamamının gösterilmemesi HUMK.’nun anılan hükmüne aykırılık oluşturmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 12.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.