Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/13573 E. 2009/14627 K. 24.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13573
KARAR NO : 2009/14627
KARAR TARİHİ : 24.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.11.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 103 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve karara dayanak yapılan yasal gerekçelere göre davacının tapu kayıt malikleri … , … oğlu …, … ve …’nım mirasçısı olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava Medeni Kanunun 1027. maddesi uyarınca açılan tapuda kayıt düzeltilmesi istemine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren
hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Eldeki davada; kaydında düzeltme yapılması talep edilen 103 parsel sayılı taşınmaz paylı mülkiyet esasına göre kayıtlı olup dosya içindeki nüfus kayıtları ve veraset ilamlarının incelenmesinden davacının kayıt malikleri … oğulları …, …, …, … karısı …, … kızları … ve …’nin külli halefleri (mirasçıları) arasında yer almadığı anlaşıldığından, yukarıda adı geçen kayıt malikleri yönünden istemin davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmesi gerekir iken yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2). numaralı bent uyarınca kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.