YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13891
KARAR NO : 2009/14845
KARAR TARİHİ : 29.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.10.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 13.07.1979 ve 06.07.1983 tarihli satış vaadi sözleşmelerine dayanarak tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, kişilerin satış vaadi sözleşmesinden doğan haklarını ancak karşı akitlerine karşı ileri sürebileceği, davacı ile tapu maliki olan davalıların murisi … arasında düzenlenmiş bir sözleşme bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalıların murisi tapu maliki … Buyruk 13.07.1979 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 7 ada 14 parsel sayılı taşınmazını … .’a satışını vaad etmiştir. … da bu sözleşmeden doğan şahsi hakkını alacağın temliki hükümleri gereği yine 06.07.1983 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davacı …’a devretmiştir. Re’sen düzenlenen satış vaadi sözleşmesinden doğan şahsi hakkını satış vaadinde bulunanın rızası aranmaksızın üçüncü kişiye yazılı biçimde temliki Borçlar Kanununun 162.maddesi gereğince geçerlidir. Devir alan; satıcıya karşı ferağa icbar davası açabileceği gibi satıcı ölmüş ise mirasçılarına karşı da bu haklarını kullanabilir. Bu nedenle davacının tapu malikinin mirasçılarına karşı dava açma hakkı bulunduğu ve böyle bir davanın dinlenme olanağı mevcut olduğu düşünülmeden davanın yazılı gerekçelerle reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 29.12.2009 tarihinDe oybirliği ile karar verildi.