YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9748
KARAR NO : 2007/11131
KARAR TARİHİ : 01.10.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.10.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 8.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davalı yüklenicinin temliki nedeniyle kazanılan kişisel hakka dayalı tapu iptali tescil, ikinci kademedeki istek ise satışa konu taşınmaz bedelinden şimdilik 1.000.00 YTL.nin tahsiline ilişkindir.
Mahkemece davacının tescil talebi reddedilmiş, satış bedeli 1.000.00 YTL.nin tahsiline karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Davacıya satışın, davalının dava dışı arsa sahipleri ile olan arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kazandığı şahsi hakkın temliki suretiyle yapıldığı, mülkiyetin satışa konu taşınmazın arsa sahiplerine ait olması nedeniyle geçirilemediği dosya kapsamı ile sabittir. Görülüyor ki, davalı yüklenici şirketin borcu Borçlar Kanununun 117.maddesine göre, ifası mümkün olmadığından ortadan kalkmıştır. Ancak, davalı yüklenici şirket satışa konu taşınmazın arsa payı devri karşılığı sözleşmede arsa sahiplerine bırakıldığını bildiği ve bilebilecek durumda olduğu halde satış işlemini yapmakta kusurludur. Borç davalının subjektif kusurundan kaynaklanan nedenlerle ortadan kalktığından Borçlar Kanununun 96.maddesi hükmünce tescil borcunun yerini tazminat borcu alır. Buradaki tazminat davacının müspet zararıdır. Uygulamada ve doktrinde müspet zarar, zarara uğrayanın sözleşme tarihindeki mal varlığı ile akit icra edilseydi mal varlığının geleceği durum arasındaki fark, somut olayda satışa konu bağımsız bölümün dava tarihindeki değeridir.
Oysa mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesinde taşınmazın dava tarihindeki değeri değil, davalı yükleniciye satış bedeli olarak ödenen meblağın güncelleştirilmiş değeri bulunmuştur. Davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi dava açtığından kısmi davadaki bilirkişi raporunun kesinleşmesi ilerideki haklarını etkiler. Bu bakımdan da davacının hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmaktadır.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 1.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.