YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6300
KARAR NO : 2022/10374
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne yönelik … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/418 E, 2017/189 K sayılı hükmünün kaldırılarak davanın kısmen kabulüne
Temyiz Edenler : Davacı vekili ve davalı vekili
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hükme yönelik, … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 12.02.2019 tarihli, 2017/2738 Esas, 2019/486 Karar sayılı “ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne” ilişkin karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Davalı vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 58.800 TL olduğu ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme, açıklanması yasaklanan bilgileri temin etme suçlarından 29/06/2012-30/06/2012 tarihleri arasında 1 gün gözaltında kalan davacının 250.000 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesince 1.000 TL manevi tazminat takdir edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak 500 TL manevi tazminata hükmedilmesi nedeniyle 500 TL tazminata ilişkin hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz istemin CMK’nın 298. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE;
2-Davacı vekilinin temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Tazminat davasının dayanağını oluşturan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100-2016/37 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme, açıklanması yasaklanan bilgileri temin etme suçlarından 29/06/2012-30/06/2012 tarihleri arasında 1 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 21/10/2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmakla;
Davacının 250.000 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihi olan 29.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece, 1.000 TL manevi tazminatın 29.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan duruşmalı istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak 500 TL manevi tazminatın 29.06.2012 29.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş olup;
Davacının hangi suçtan gözaltında kaldığının tespiti amacıyla davacı hakkında düzenlenen yakalama, olay, gözaltı ve sevk – serbest bırakma tutanaklarının Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneğinin dosya arasına alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması ve 15/08/2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01/02/2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139. maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınmadan, hükmedilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan nisbi vekalet ücretinin sulh ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten az olduğu dikkate alınarak davacı lehine karar tarihindeki tarife üzerinden sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücret takdir edilerek fazla vekalet ücretine hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin hükmedilen tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebeplerinin reddiyle, usul ve Kanuna uygun bulunan … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi’nin 12.02.2019 tarihli, 2017/2738 Esas, 2019/486 Karar sayılı ilk derece mahkemesi kaldırılarak davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı yapılan temyiz isteminin isteme uygun olarak 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE; 5271 sayılı CMK’nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 8. maddesi ile değişik 304/1. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için … 7. Ağır Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin de … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE; 21/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.