Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/11154 E. 2009/14165 K. 15.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11154
KARAR NO : 2009/14165
KARAR TARİHİ : 15.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili tarafından, davalı … aleyhine 15.09.2004 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni ve kal; birleşen davada davacı … tarafından 21.02.2006 tarihli dilekçe ile Türk Medeni Kanununun 725 maddesince temliken tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 17.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı-birleşen dava davacısı … tarafından istenilmekle, tayin olunan 15.12.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı-davacı … vekili Av. … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Davacı …; 1973 yılında yapılan özel parselasyon sonucu 1631 ada 1 parselde, 1/2 oranında malik olduğu 352 numaralı özel parseline davalı …’a ait 351 özel parsel üzerindeki binanın taşkın kısmının kal suretiyle müdahalesinin men’i isteminde bulunmuştur. Birleşen davada davacı … ise binanın taşkın olduğu iddia edilen kısmı nedeniyle TMK’nun 725. maddesince temliken tescil isteminde bulunmuştur.
Mahkemece; asıl davanın kabulü ile 352 özel parselde A harfi ile gösterilen 37,35 m2 kısma davalının müdahalesinin men’ine, taşkın kısımdaki muhdesatın kal’ine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı/birleşen dava davacısı … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalı/ birleşen dava davacısı …’ın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece 05.12.2005 tarihinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda 1631 ada 1 parselde uyuşmazlık konusu alan 17,28 m2 olarak gösterilmiş, hükme esas alınan 23.04.2007 tarihli bilirkişi raporunda bu kısım 37,35 m2 olarak tespit edilmiştir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki ve aşırı orantısızlık giderilmeden hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Mahkemece; mahallinde yeniden keşif yapılarak kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişilerce, kadastro sırasında konan nirengi noktalarından, bunlar yoksa hem paftada, hem arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak, takometrik aletlerle kadastrol yöntemlere uygun biçimde ölçüm yapılarak, özel parselasyon planı da mahalline uygulanarak, bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infaza elverişli ve raporlar arasındaki çelişkiyi giderir kroki ve rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken raporlar arasındaki çelişki giderilmeden yetersiz ve denetime uygun olmayan rapor ve krokiye dayanılarak, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesisi doğru görülmemiş bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı/birleşen dava davacısı …’ın diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 625 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacı/davalı …’den alınarak davalı/birleşen dava davacısı …’a verilmesine 15.12.2009 tarihinde oy birliği ile karar verildi.