YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9292
KARAR NO : 2007/11185
KARAR TARİHİ : 01.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.07.2004 gününde verilen dilekçe ile geçit … tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.09.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin dava değeri yönünden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak, davacıya ait 269 parsel numaralı taşınmaz yararına, davalılara ait 270 parsel numaralı taşınmaz üzerinden geçit … kurulması istemine ilişkindir.
Davalı davacıya ait 269 parselin yola cephesinin bulunduğunu, taşınmazın bir kısmına bina bir kısmına müştemilat yapmak suretiyle yola çıkışı kendilerinin kapattığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, 269 parsel lehine 270 parsel üzerinden fen bilirkişisinin 08.05.2005 tarihli krokisinde gösterilen 34.43 m2 lik kısmından geçit … tesisine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacının müşterek maliklerinden olduğu 269 parselin paftasında ve hükme esas teşkil eden bilirkişinin 08.05.2005 tarihli rapor ve krokisinde görüldüğü üzere, doğu tarafından Devekuşu caddesine cephesi bulunduğundan, Medeni Kanununun 747. maddesinde öngörülen mutlak ya da nisbi geçit ihtiyacından bahsedilemez. Diğer taraftan maliklerin taşınmaz üzerine bina ve müştemilat inşa ederken geçit durumunu hesaba katması gerekir. Taşınmazın tamamına bina inşa edip, güneyinde kalan kısma da kömürlük yapmak, duvar çekmek suretiyle kapatarak, komşudan geçit … verilmesini talep etmek hüsnüniyet kuralları ile bağdaşmaz. Mahkemece davacı parselinin yola cephesi bulunduğu dikkate alınarak davanın reddi yerine istemin hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, geçit … tesisine yönelik davaların niteliği gereği yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken bu giderlerden olan harç, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulması da yanlıştır. Karar açıklanan bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.