YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15119
KARAR NO : 2007/15999
KARAR TARİHİ : 13.12.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili tarafından, davalılar … vd. aleyhine18.05.2005 gününde verilen dilekçe ile muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.07.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin masrafı olmadığından reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, davacı koca tarafından evlilik birliği içerisinde edinilen ve edinme tarihinde davalı eş … adına tescili yapılan 1172 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın zemin katına ilişkin arsa payının yarısının iptali istemi ile açılmıştır. Davalılardan Nazife ise diğer davalı …’nin kızkardeşi olup, ona yapılan 04.10.2004 günlü satışında muvazaa ile illetli olduğu ileri sürülmüştür. Davalı …’nun satış suretiyle taşınmazı edindiği tarih 24.03.1999 tarih olup bu tarih itibariyle tarafların evli bulunduğu açıktır. 07.10.1953 gün 1953/8-7 sayılı içtihadı birleştirme kararına göre davacının iddiasının satış işlemine resmi biçimde katıldığını kanıtlaması ile mümkündür. Tapulu taşınmazların satımı tapu sicilinde düzenlenen resmi senet ile mümkün olmasına ve davalının da bu işleme katıldığı kanıtlanamadığına göre taşınmazın yarı payının iptali ile davacı adına tescili isteminin reddine dair verilen kararda hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ne var ki, davacı yargılama devam ederken 27.03.2006 tarihinde düzenlediği dilekçesi ile taşınmaz aynına ilişkin isteminin reddine karar verilmesi halinde, taşınmazın birlikte katkıları ile satın alındığı nedeniyle yaptığı katkının tazminen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme gerekçeli kararında, satıma konu daire bedelinin tamamının davalı eş tarafından karşılandığını kabul etmiştir. Davacı temyiz dilekçesinde benzer bir davanın davalı eş tarafından kendisi aleyhine açıldığını o dava da
… tarafından yapılan katkının 75.000 YTL olarak belirlendiğini açıklamıştır. Belirtilen iş bu davaya ilişkin ne gibi bir karar verildiği açıklanmamış ise de, eğer böyle bir davanın varlığı doğru ise, aynı evliliğin devamı sırasında satın alınan taşınmazlardan birisinde evli tarafların birlikte katkılarının varlığını kabul etmek, diğerinde eldeki dava gibi kabul etmemek hayatın olağan akışına ters düşeceği gibi objektif değer yargılarına da ters düşer. Eldeki davada katkı payının açıkça reddedildiğine dair bir gerekçeye de yer verilmemiştir. Şu hale göre davacının, davalı eş … tarafından taşınmaz satın alınırken bir katkısının bulunup bulunmadığı her ikisinin de aynı kurumda çalışan eşler olarak gelirlerini ortak kullanıp kullanmadıkları olgusu da göz özününde bulundurularak, az yukarıda sözü edilen davaya ilişkin izlenimde değerlendirmeye tabi tutularak katkı payı hakkında bir karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ve soruşturma ile yazılı olduğu biçimde davanın reddi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.