YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12948
KARAR NO : 2009/14629
KARAR TARİHİ : 24.12.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 19.06.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve haksız işgal tazminatı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı; 357 parsel numaralı taşınmazının bir kısmına, davalılar tarafından yapılan müdahalenin men’i ve 1000 YTL ecrimisil isteminde bulunmuştur.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mülkiyet hakkına dayalı men’i müdahale ve ecrimisil istemine ilişkin olup 19.06.2007 tarihinde sulh hukuk mahkemesinde açılmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesince “müdahalenin men’i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak” harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK.nun 1.maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Gerek harç sorunu, gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır.
Somut olayda; mahkemenin görevi belirlenirken eldeki davanın gayrimenkulün aynına ilişkin mülkiyet hakkına dayalı men’i müdahale ve ecrimisil davası olduğu düşünülerek, dava değeri müdahale edilen kısmın değeri ve ecrimisil toplamından ibarettir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan mahalli bilirkişisi beyanından, dava konusu taşınmazın müdahalenin men’i istenilen 17400 m2’lik kısmının değeri 5220 YTL olduğu tespit edilmiş ve istenilen ecrimisil miktarı 1000YTL ile birlikte toplam dava değeri 6220 YTL olduğu anlaşılmakla, bu miktar sulh mahkemelerinin görev sınırını belirleyen HUMK.nun 8. maddesindeki miktarın çok üstünde olduğundan davayı görmeye sulh mahkemeleri değil asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. Mahkemece re’sen gözetilmesi gereken bu husus gözden kaçırılarak, davaya bakmanın asliye hukuk mahkemesinin görev alanı içinde olduğu ve bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği düşünülmeden yargılamaya devamla esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.