Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/6949 E. 2022/7784 K. 06.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6949
KARAR NO : 2022/7784
KARAR TARİHİ : 06.10.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Yenileme Kadastrosuna İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; ” 240 ada 4 (Eski 332) parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün temyiz incelemesinde, dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna karşı davacı tarafa ait taşınmaz üzerindeki evin uygulama kadastrosu sırasında paftasında gösterilmediği iddiasıyla açılmış olup, kayıt maliklerinin tamamının hukukunu ilgilendiren nitelikte bir dava olduğu, dava dilekçesinin içeriğinden ve davacı …’ın taşınmaz üzerindeki evin uygulama kadastrosu sırasında paftasında gösterilmediğini iddia ettiği eski 332 yeni 240 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydından, davacı … ile birlikte taşınmazda başka paydaşların da bulunduğunun ve davanın, malik olan tüm paydaşlar adına açıldığının anlaşıldığı belirtilerek, davanın yukarıda açıklanan niteliği itibariyle, dava sonucundan müşterek maliklerin tamamının hukukunun etkilenecek olması nedeniyle diğer paydaşların da davaya katılımının sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafça, kesin süre içerisinde çekişmeli taşınmazın diğer paydaşlarının davaya katılımlarının sağlanmadığı ve aktif dava ehliyetindeki eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, kesin süreye ilişkin ara kararın verildiği 05.11.2020 tarihli duruşma tutanağı davacı vekiline tebliğ edilmediğinden, kesin sürenin gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle davanın davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davacı vekiline hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği üzere, dava konusu 240 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davacı dışındaki paydaşlarının davaya katılımını sağlamak üzere yöntemine uygun şekilde süre verilmesi ve sürese içerisinde bu eksikliğin tamamlanması halinde yargılamaya devamla sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen kesin süre verilmesine ilişkin ara kararına sonuç bağlanarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, 06.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.