Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/16133 E. 2012/20025 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16133
KARAR NO : 2012/20025
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA :Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davalı yanında çalıştığını, hizmet akdinin geçersiz sebeple feshedilmesi sebebiyle işe iade davası açıldığını, işe iadeye karar verildiğini ancak ilamda belirlenen alacakların ödenmemesi sebebiyle icra takibine başvurulduğunu, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini, itiraz sonrasında ödeme yapıldığını, itirazın iptaliyle tazminata hükmedilmesini, ayrıca bu dosya ile birleştirilen …. İş Mahkemesinin 2008/964 esas sayılı dosyasında; işe iade kararıyla ilgili olarak davacıyı işe başlatmayan bankanın işe başlatmama tazminatından gelir vergisi keserek ödemede bulunduğunu, bu kesintinin yapılmaması gerektiğini bu nedenle davalı aleyhine … İcra Müdürlüğünün 2008/1130 esas sayılı dosyası ile işe başlatmama tazminatının gelir vergisinin tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının işe iade talebine ilişkin karar üzerine işe başlatılması talebinin 22.08.2006 tarihinde bankaya ulaşması üzerine çalıştırılmadığı süre için dört aylık boşta geçen süre ücreti, dört aylık işe başlatmama tazminatı ile dört aylık kıdem tazminatı ödemesinin 25.08.2006 tarihinde icra dairesine yapıldığını, bu işlemin icra emrinin tebellüğünden önce yapıldığı dikkate alındığında müvekkilinin kusurunun olmadığını, birleştirilen 2008/964 esas sayılı dosya ile ilgili olarak davacıya haklarının ödendiğini, Gelirler Genel Müdürlüğünün uyarınca gelir vergisi kesintisi yapıldığını ve tüm ödemelerin yasal yükümlülükler yerine getirilerek yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, işe başlatmama tazminatından kesilen gelir vergisi için yapılan itirazın iptaline takibin devamına, diğer alacaklar için bilirkişi tarafından hesaplanan kısmi alacak miktarı üzerinden iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminat isteminin de kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşe başlatmamanın sonuçlarına bağlı alacaklar bakımından talep tarihi itibarı ile muaccel olan bir alacak sözkonusu değildir.
Öte yandan, davacının son aylık ücret alacağı olmamasına rağmen bilirkişi raporunda son aylık ücret alacağı da hesaplamaya dahil edilerek toplam alacaklar belirlenmiş ve bu miktardan ödenen tutar mahsup edilerek bakiye ücret alacağı belirlenmiştir. Oysa davacı son ayla ilgili olarak çalışmadığı 20 günlük süreye ilişkin ücret istemiştir ki, bu alacağa hak kazanmasını gerektiren herhangi bir olgu bulunmamaktadır. Emekli olan işçilere yapılan uygulama eşitlik ilkesinin ihlali anlamına gelmez.
3-193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 25/1. maddesinin 1. bendinde ölüm, sakatlık, hastalık ve işsizlik sebepleriyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat ve yapılan yardımların gelir vergisinden müstesna oldukları belirtilmektedir. 16.06.2009 tarihli ve 5904 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle; bu maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “ve işsizlik sebepleriyle verilen tazminat” ibaresi “ve işsizlik sebepleriyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. Somut olayda davalı işverence davacıya işe başlatmama tazminatı ödemesi yapılırken gelir vergisi kesintisi yapılmıştır. Davacıya yapılan ödeme 16.06.2009 tarihinde yapılan kanun değişikliğinden önce olduğundan işverence gelir vergisi kesintisi yapılması kanuna uygun olup, davacının ilgili Vergi Dairesinden yapılan kesintinin iadesini istemesi gerekirken mükerrer ödemeye sebep olacak şekilde davalıdan talep etmesi mümkün değildir. Bu sebeple bu kısım yönünden mükerrer ödemeye … açacak şekilde söz konusu kesintinin de hesaplanan alacak miktarına dahil edilmesi hatalı olmuştur.
4-Dosya içeriğine göre, davacı lehine icra inkar tazminatının koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Takibe konu edilen alacaklar davalı tarafın itirazına uğramış, yargılamayı gerektiren bir süreç geçirilmiştir. İcra inkar tazminatı isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm altına alınmış olması da bozmayı gerektirmiştir.
5-Davalı banka yargı harçlarından muaf olduğu halde karar ve ilam harcına hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.