YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7749
KARAR NO : 2007/8549
KARAR TARİHİ : 02.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.7.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın usul yönünden reddine dair verilen 25.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava; 2180 parsel numaralı taşınmazda, taşınmazın önceki maliki davalı …’in eşi …’nın iznine bağlı olarak, davacının eşi muris … tarafından taşkın şekilde yapılan evin Türk Medeni Kanunun 725. maddesi uyarınca temliken tescili istemiyle açılmıştır.
Davalı davanın reddini savunmuş, murisin diğer mirasçıları dahili davalılar usulüne uygun tebliğe rağmen yargılamalara katılmamışlardır. Mahkemece; muris …’in iştirak halinde bulunan terekesi nedeniyle, mirasçılarının birlikte veya terekeye mümessil tayini suretiyle dava açılabileceği davacı dışındaki mirasçıların vekaletnamelerinin ibraz edilmediği veyahut terekeye mümessil tayin edilmediği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava terekeyi ilgilendiren konuda mirasçılardan birisi tarafından açılan davanın tüm mirasçıların katılımının sağlanmadığı gerekçesi ile reddedilmiştir. Önceki Medeni Kanununun 581 ve şimdiki Türk Medeni Kanunun 640. maddeleri anlam ve içerik bakımından birbirlerinin aynı olup, iştirak-elbirliği mülkiyet halinde yargılama sırasında taraf olma durumu da bu madde kapsamında mütalaa edilmek gerekir. Yüksek 8. Hukuk Dairesi kararlık kazanmış içtihatlarında mirasçılardan birisinin dava açması halinde dava ret olunmayıp, öbür mirasçıların davaya katılımının sağlanması veya muvafakatlarının alınması yada miras şirketine bir temsilci tayin ettirmek suretiyle davaya devam olunmasının uygun olacağını kabul etmiştir. (Y.8.HD 25.12.1980 tarih 12043-12235 S.K.) Uygulamada, dava açan mirasçının öbür mirasçıları davaya katması suretiyle bu eksiklik giderilmektedir. Eldeki davada muris …’in davacı dışındaki diğer mirasçıları davaya dahil edilmiş bulunmaktadırlar. Bu kişiler davadan haberli kılındıktan sonra davacı iradesi dışında bir istem ile mahkemeye başvurmadıkları sürece davacı tarafta istem ve düşünce birliğinin varlığını kabul etmek terekenin de yararına olacaktır. Bu nedenle somut olayda artık aykırı bir görüş gelişmediği sürece terekeye temsilci tayin ettirmede zaruret yoktur. Davaya devam ile işin esası hakkında bir karar verilecek yerde davacı tarafta husumet eksikliğinin oluştuğu düşüncesinden hareketle verilen süre içersinde terekeye temsilci tayin ettirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 02.07.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.