YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6818
KARAR NO : 2007/8582
KARAR TARİHİ : 02.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 2.2.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda baba adı düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 30,176,59,6,42 ve 67 parsel sayılı taşınmazların maliki olan murisi babası … ‘un baba adının “…” olarak eklenerek tapu kaydının düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydına eksik yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tesbiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalar da kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Dava konusu taşınmazların dosyada mevcut tapu kayıtları ve kadastro tutanaklarına göre, nizalı yerler davacının murisi adına vergi kaydına dayalı olarak tescil edilmiştir. Vergi kayıtlarında ise malik … oğlu … olarak görülmektedir. Nüfus Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre davacı murisi dışında … oğlu … adında iki kişinin daha bulunduğu, birinin 9.10.1984 tarihinde öldüğü, diğerinin sağ olduğu anlaşılmaktadır. Kayıtlara göre sağ olan … oğlu … ‘un ve ölü olanın mirasçılarının çağrılıp dava konusu taşınmazlarda hak iddiaları olup olmadığı konusunda dinlenmeleri gerekir. Davacının murisi ile tapu kaydında baba adı düzeltilmesi istenen kişinin aynı kişi olup olmadığı tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanmadan, eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2.7.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.