YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3496
KARAR NO : 2007/4080
KARAR TARİHİ : 12.04.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 07.09.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda murise ait baba ismi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, tapu sicilinde … köyü; 856,870 ve 2038 parsel numaraları ile kayıtlı taşınmazların malikinin miras bırakanı … oğlu … olduğunu belirterek, adı geçen murisin tapu kayıtlarında yanlış yazılan baba adının “…” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı … Müdürlüğüne temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda isim düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
… de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Tapuda düzeltme yapılması istenen taşınmazlar ilçenin … köyünde bulunmaktadır. Bu köye ait nüfus sicillerinde tapu kayıt maliki olan “… oğlu …” adına rastlanıp rastlanmadığı sorulmamıştır. Dosyaya getirilen nüfus kaydı ilçenin … köyü 35 haneden çıkarılmış bulunmaktadır. Kayıt maliki olduğu ileri sürülen “… oğlu …” bu hanede kayıtlı olup, gelen kayıtlar ve dosyada mevcut veraset ilamları ile davacı arasında bir irsı bağ da kurulmamıştır. Bu nedenle öncelikle davacının korunur yararının saptanabilmesi için … oğlu …’ın mirasçısı olduğunu kanıtlaması gerekir. Davacıya bu olguyu belirleyecek belgeleri ya da veraset ilamını sunmak üzere süre verilip ırsi bağlantı sağlanmalıdır.
Bundan sonra yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca , dava konusu taşınmazlara ait tapulama tutanakları , hükmen tescile esas mahkeme kararları, varsa dayanak kayıtları ve tüm tedavülleri getirilmeli, tapu kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan bir başka kişinin bulunup bulunmadığı Cumhuriyet Savcılığından sorulmalı, Nüfus Müdürlüğünden aynı ismi taşıyan kişiler bulunduğu takdirde bunların kayıtları istenmeli, bu konuda yeterli bilgisi olan tanık beyanlarına başvurulmalı gerektiği takdirde taşınmaz başında keşif yapılmalıdır.
Mahkemece tüm bu yönler gözardı edilerek eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 12.04.2007 gününde oybirliği ile karar verilmiştir.