YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3265
KARAR NO : 2007/4116
KARAR TARİHİ : 12.04.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.6.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı … dışındaki davalılara karşı açılan davaların reddine, davaya konu parsellerde … yönünden davanın kabulüne dair verilen 29.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, harici satın alma ve Türk Medeni Kanununun 729.maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılardan … davayı kabul etmiş, bunun dışındaki davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Türk Medeni Kanununun 729.maddesine dayalı istem reddedilmiş, 136, 405 ve 2391 parseller üzerindeki meyve ağaçlarının davacı … tarafından dikildiğinin tespitine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiş, karar Dairemizin 20.4.2006 tarihli ilamı ile “…davayı kabul kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğurur. Davalı … muris … terekesinin ortaklarından olduğu için davayı kabul eden …’in payının iptali ve davacı adına tesciline karar verilmesi” gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, 136, 405, 2391, 109, 1628, 1571 ve 1491 sayılı parsellerdeki mirasçı … payının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dairemizin 20.4.2006 günlü bozması münhasıran davayı kabul eden elbirliği maliklerinden …’e ait payın davacı adına tesciline karar verilmesine ilişkindir. Bunun dışındaki çekişme Yargıtay bozması dışında kaldığından kesin hükme bağlanmış sayılır. Çünkü bozma kapsamı dışındaki hususlar kesinleşmiş, yapılan bozma yararına bozma yapılan taraf bakımından usuli kazanılmış hak meydana getirmiştir.
Gerçekten Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda açık bir tanım olmasa bile usuli kazanılmış hak kuralı davaların uzamasını önler ve hukuki anlamda istikrar sağlayarak kararlara karşı genel güvenin korunmasını temin eder. 4.2.1959 tarih ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere; Yargıtay’ca bir kararın bozulması ve mahkemenin bozma kararına uyması durumunda bozulan kararın bozma sebebi dışında kalan diğer yönleri kesinleşmiş sayılır. Bu bakımdan mahkemenin sonradan bazı sebeplerin de bulunduğunu ileri sürerek taraflardan biri lehine usuli kazanılmış hakla ortaya çıkan durumu kaldırma olanağı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemenin bozmadan önce olduğu gibi “136, 405, 2291 parseller üzerindeki meyve ağaçlarının davacı … tarafından dikildiğinin tespitine” hüküm de kurması ve hüküm fıkrasını bu şekilde oluşturması gerekirken bozmayla meydana gelen usuli kazanılmış hak kuralı bir yana bırakılarak tespit konusunda talep bulunmadığından söz edilmek suretiyle değinilen yönü nazara almaması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 12.4.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.